RETERM

KURUMSAL

Kondenser Nedir?

0000-00-00

RETERM

Konveyör Nedir?

Konveyör Nedir?

Konveyör nedir sorusu en çok merak edilen konular arasında yerini almaktadır. Nedeni ise bu kavramın birçok tanımı olmasıdır. Ancak pek çok anlamı olsa da konveyör; herhangi bir malzemenin, bir uç üzerinden diğer uç üzerine aktarılmasına yarayan devamlı aktarma mekanizma demektir. Konveyörlerin hareketleri insan veya motor gücü be yer çekimi kuvveti ile sağlanmaktadır. Yani kısaca konveyör ne demek? Konveyör, taşıma-aktarma konusunda insan gücünün en aza indirilmesini sağlayan mekanizmadır.
Günümüzde ise konveyörler her türlü sektörde kullanımı yaygın olan bir üründür. Ayrıca konveyörler kendi içinde birden çok gruba ayrılmaktadır. Konveyörler, bunların yanı sıra özel olarak da imal edilebilmektedir. Konveyörlerde bulunan ana şase, alüminyum konveyör profillerinde ya da ağır malzemelerde çelik olarak üretilebilirler. Haliyle konveyör bant çeşitleri oldukça fazladır ve yaygın bir kullanım oranına sahiptir. Bunlara ek olarak konveyörün yapısal özellikleri de mevcuttur. Bu özelliklere dair ayrıntılar ise “konveyörün yapısı ve özellikleri” başlığı altında açıklamaları ile birlikte yer almaktadır.

Konveyörün Yapısı ve Özellikleri

Konveyörün yapısı ve özellikleri oldukça önemlidir. Bu özelliklerin bilinmesi ise doğru ve kaliteli bir konveyör kullanımına imkân sunmaktadır. Bu noktada konveyör bant nedir sorusu ortaya çıkmaktadır. Konveyör bant, malzemeyi aktaran bant olarak da adlandırılır. Tamburlardan geçiş sağlayan çekme gücüne ve malzemeden ileri gelen ağırlığa, sıcaklığa ve aşınma tesirlerine yarar sağlamaktadır. Bunların yanı sıra konveyörün belli başlı özellikleri mevcuttur. Bantlı konveyörler, asıl itibariyle ki tambur arasında gerdirilen ve makaralarla desteklenen hareketli ve sonsuz bir banttan ibarettir.
Ve bu özelliklerinin yanı sıra konveyörlerin başlıca elemanları vardır. Bu elemanlar ise şu şekildedir:
  • Konveyör bant sistemleri,
  • Çelik şasi,
  • Tahrik tamburu,
  • Kuyruk tamburu,
  • Makara grupları,
  • Gerdirme tertibatı,
  • Yükleme teknesi,
  • Temizleme düzeni,
  • Döküntülerin toplandığı çukur,
  • Boşaltma teknesi,

Temel Konveyör Sistemleri Nelerdir?

İnsan eliyle hayat bulan konveyörler; fabrika, kesimhane ve montaj atölyesi gibi mekânlarda bekleyen, hammaddelerin taşınması için kullanılan ve bant sistemi olarak da bilinen mekanizmalardır. Ve bu temel konveyör sistemlerinin çeşitleri vardır. Bu çeşitlerden biri konveyör operatörüdür. Konveyör operatörü nedir? Bu operatör; çeşitli malzemelerin depodan ya da yeraltından işlenecek yere gönderilmesini sağlayan bir tür malzemedir. Peki, temel konveyör sistemleri nedir? Bu sistemin ne olduğu ve çeşitleri aşağıda ayrıntılarıyla açıkça belirtilmiştir. İşte konveyör sistemi ile ilgili detaylar…
Rulolu konveyör; zincirli konveyöre benzer şekilde, paket halinde ya da ambalajlı olarak bulunan malzemelerin taşınması amacıyla tercih edilen destekli veya tahrik desteksiz modelleri bulunan kauçuk, pvc ile kaplanan alüminyum veya elektrostatik toz boyalı çelik konstrüksiyonuyla üretilen konveyör çeşididir. Peki, zincirli konveyör nedir? Zincirli konveyör; paletli, kolu halindeki paketlenmiş yüklerin taşınmasında kullanılan ve üretiminde ise tercihen elektrostatik toz boya kullanılmış konveyör çeşididir.
Bu çeşitlere ek olarak birkaç çeşitte mevcuttur. Bunlardan en bilineni ise konveyör rulosudur. Konveyör rulosu nedir? Konveyör rulosu ya da rulolu konveyör; rulo şeklindeki çelik boru, paslanmaz plastik borulardan üretilen konveyörlerdir. Ürünlerin taşıma kurallarına göre boruların üstleri boyalı, pu, pe veya kauçuk ile kaplanmaktadır. Ayrıca bu sistem, taşınacak olan malzemelerin güvenle ve hızlı olarak taşınmasını sağlamaktadır.

Konveyör Kullanım Alanları Nelerdir?

Malzemelerin nakledilmesi için konveyör bant kullanılır. Haliyle konveyör bantların arızasız ve hatasız bir çalışma sergilemesi için de bazı özelliklere sahip olması gerekmektedir. Bu özellikler; az nem çekme, düşük özgül ağırlık, yüksek mukavemet, az uzama, tamburlarda sarılma ve oluklaşmadan dolayı oluşan eğilme tesirlerine dayanım, alternatif gerilmelere mukavemet vb.dir.
Ayrıca konveyör bant kullanım alanları oldukça geniştir. Bantlı konveyörler; malzeme iletiminin yanı sıra yükleme, boşaltma, stoklama ve stoktan alma gibi alanlarda tercih edilmekte ve kullanılmaktadır. Bunlara ek olarak daha çok yaygın bir şekilde kömür ve maden ocaklarında cevher hazırlama aşamaları için kullanılmaktadır. Limanlarda maden cevheri, kömür vb. malzemelerin yüklenmesi veya boşaltılması amacıyla da yine konveyörler kullanılır.

Konveyör Ne İşe Yarar?

Konveyör, bir aktarma mekanizması anlamına gelmektedir. Peki, konveyör ne işe yarar? Konveyör, malzemelerin dikey veya yatay olarak bir kısımdan başka bir kısma taşınması amacıyla kullanılmaktadır. Aynı zamanda akıllara takılan en önemli sorulardan biri de “konveyör çeşitleri nelerdir?” sorusu olmaktadır. Kullanım alanı geniş olan konveyör çeşitleri; çalışma yönlerine, taşıdığı malzemenin sınıfına, üretim cinslerine, taşıdığı malzemenin cinsine göre olmak üzere birden çok sınıfa ayrılmıştır.
Çalışma Yönlerine Göre Konveyör Çeşitleri
Çalışma yönlerine göre birden çok konveyör çeşidi mevcuttur. Bu çeşitler ise şu şekildedir;
  • Eğimli çalışan konveyör
  • Düz çalışan konveyör
  • Döner konveyör
  • Kombine olan kısacası bunlardan bir ya da birkaçının bir arada çalıştığı konveyörler


Malzemenin Sınıfına Göre Konveyör Çeşitleri

Çalışma yönlerinin yanı sıra konveyörler, taşıdıkları malzeme sınıfları olarak da bazı çeşitlere ayrılmışlardır.
Ayrıca taşınılan malzemeye göre konveyör sınıflaması oldukça önemlidir. Kaliteli bir konveyör seçimi için bu çeşitlerin bilinmesi gerekmektedir. Peki, bunlar neler?
  • Hammadde taşıyan konveyör
  • Kutulanmış ürün taşıyan konveyör
  • Ambalaj malzemesi taşıyan konveyör
  • Kolilenmiş ürün taşıyan konveyör
  • Paketlenmiş ürün konveyör


Üretim Cinslerine Göre Konveyör Çeşitleri

Konveyörlerin en önemli özellik ve çeşitlerinden biri üretim cinsine göre planlanıp üretilmiş olmasıdır. Üretilen bu cins konveyörler de oldukça yaygın olarak kullanılır. Bu çeşitler ise şu şekildedir:
  • Havayla taşıma yapan konveyör
  • Vakumla taşıma yapanlar
  • Bantlar ile taşıma yapan konveyör
  • Zincirler ile taşıma yapanlar


Taşıdığı Malzemenin Cinsine Göre Konveyör Çeşitleri

Taşınan malzemenin sınıfından farklı olarak bir de taşınan malzemenin cinsine göre de üretilen konveyör çeşitleri bulunmaktadır. Peki, bu malzeme cinsleri nelerdir?
  • Tozlu ürün taşıyan konveyör
  • Gıda ile temas edenler
  • Granül şeklinde ürün taşıyan konveyörler
  • Maden, kaya vb. gibi büyük parçaların taşınmasını sağlayan konveyörler
Bunlarla beraber taşınan malzemelerin cinsleri; taşınan ürünün iriliği, ağırlığı, boy ve ebat türlerine göre üretilmektedir.

Konveyör Kullanmanın Avantajları Nelerdir?

Konveyör türlerinin başında gelen pnömatik konveyör ya da diğer adıyla havalı konveyör olmaktadır. Ve tabi en çok tercih edilen mini konveyör de bunlardan bir tanesidir. Ancak kullanım avantajlarından önce pnömatik konveyör nedir veya havalı konveyör nedir sorularına yanıt vermek gerekmektedir. Pnömatik konveyör; dökme malzemelerinin veya özel taşıyıcıların içerisinde birim yükleri, bir kanal yardımıyla hakret eden ve hava akımıyla iletiminde kullanılan bir tür konveyör çeşididir. Peki, genel olarak konveyörlerin kullanım avantajları nelerdir?
  • Taşınan malzeme miktarlarının dikkate alınmasıyla beraber çok düşük bir enerji kullanımı gerektirdiği ortaya konmuştur. 
  • Çeşitli taşıma yöntemleriyle karşılaştırıldığında ise zaman bu yöntem için her daim daha ekonomiktir. 
  • Kısa sürede yüksek bir miktarda malzeme taşınmasını sağlar. 
  • Yatırım maliyeti diğer taşıma yöntemlerine göre oldukça ucuzdur. Ayrıca bakım ve teknik ihtiyacı diğer yöntemlere oranla daha azdır. 
  • Dayanıklıdır ve bu nedenle de diğer taşıma yöntemlerine göre daha uzun ömürlüdür. 
  • Büyük mesafelere iletim sağlayabilmektedir. 

Konveyör Seçimi Yaparken Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir?

Konveyör özellikleri, çeşitleri ve yapısı öğrenildikten sonra sıra en önemli noktaya gelir. Bu nokta da konveyör seçimi yapılırken dikkat edilmesi gerekenlerdir. Konveyör seçiminin yapılması için belli başlı dikkat edilecek noktalar vardır. Bunlar ise şu şekildedir:
  • Taşınacak ürünün; boyutu, ağırlığı vb.
  • Taşınan malzemenin aşındırıcı özelliğe sahip olmaması
  • Taşınacak ürünün yönetmeliklere (gıda taşıma, ilaç taşıma gibi) uyumluluğu
  • Taşınan malzemelerin taşınmaları esnasında gösterecekleri hareket eğilimleri
  • Taşıma mesafesi
  • Taşınan malzemelerin başlangıç ve bitiş noktalarının arasındaki fark
Bunlara ek olarak en önemli nokta ise iş güvenliği için alınması gereken önemlerin alınmış olmasıdır.




2022-12-01

RETERM

Sementasyon Nedir?

Sementasyon Nedir?

Günümüzde yaygın olarak yapılan yüzey sertleştirme işlemleri vardır. Bunların başında ise en yaygın olarak kullanılan ve bilinen sermentasyon veya diğer bir adıyla karbürizasyon gelmektedir. Peki, sementasyon nedir? Sermentasyon; çelik yüzeylerin tabakasında karbürleme, sertleştirme ve menevişleme işleminin yapılmasına denmektedir. Başka bir tanımla sementasyon ne demek sorusunun yanıtı, karbon içeriğinin düşük olduğu çelik malzeme yüzeylerine katı, gaz veya sıvı bir ortam içerisinde karbon verilmesi olmaktadır.
Karbürleme yapıldığı sırada parçaların yüzeyi karbonca %0.5-%0.85 aralığında olmaktadır. Ve yaklaşık olarak da 900 ile 970℃ sıcaklıkta kontrollü bir şekilde karbonca zengin gaz atmosferleri ortamında zenginleştirilir. Sermentasyon işlemi yapılırken içerisinde yer alan meneviş de merak edilmektedir. Kısaca meneviş ne demek sorusuna verilecek cevap ise şöyledir: terementi olarak bilinen ağacın tohumu anlamına gelmektedir. Ve sermentasyon işlemindeki anlamıyla ise bir yüzeyde meydana gelen renk dalgalanması şeklindeki parlaklıktır. 

Sementasyon Çeşitleri Nelerdir?

Sementasyon işlemi, özellikleri ve ne tür çelik malzemelerine sahip olduğunun yanı sıra birden çok çeşidi de bulunmaktadır. Ayrıca sementasyon işleminin kaliteli ve sağlam olması açısından adımlarının ve işlem süreçlerinin iyi bilinmesi gerekmektedir. Sonrasında ise ne tür sementasyon çeşitleri olduğu kısmına odaklanılmalıdır. Sementasyon çeşitleri, en çok yaygın olan ve bilinen türlerdir. Bunlar türler; gaz sementasyon, düşük basınçlı sementasyon, borlama ve karbonitrasyon çeşitleridir. 

Sementasyon Nerede Kullanılır?

Sementasyon çelikleri; yüzeylerinde sert ve aşınmaya dayanıklı malzemelerdir. Çekirdekte ise yumuşak ve tok bir yapısı vardır. Bu özelliklere göre kullanım alanları da değişebilmektedir. Peki, semantasyon nerede kullanılır? Sementasyon çelikleri kullanım alanları; miller, piston pimleri, dişliler, merdaneler, zincir baklaları, zincir dişlileri ve makaraları, diskler, kılavuz yatakları, rulmanlı yataklar, merdaneler, bir kısım ölçü ve kontrol aletlerinde kullanılmaktadır. Bunlara ek olarak orta zorlanmalı parçalar, kesici takımlar gibi parçaların üretiminde de kullanılmaktadır. 

Sementasyon Nasıl Yapılır?

Sementasyon işlemi, 800 ile 950℃ arasında yapılmakta olan termokimyasal bir işlem türüdür. Karbürleme işleminde çelik ısıtılır ve sıcaklığın östenitik nokta üzerine çıkarılması sağlanır. Prosesin yapılan ortamda da karbon olarak zengin bir koruyucu atmosfer oluşturulur. Böylece çeliğin yüzeyden çekirdeğine doğru karbon difüzyonu sağlanır. Yüzeyinde karbonun zenginleşmesiyle birlikte çeliğin ardından yağa daldırma işlemi yapılır ve hızla soğuması sağlanır.
Çeliğe su verme işlemi direkt olarak yapılabildiği gibi atıkları azaltmak için farklı ara basamaklarla da yapılabilmektedir. Aynı zamanda yine sementasyon işlemi ile karıştırılan bir kavram vardır: Karbonitrasyon… Peki, karbonitrasyon işlemi nedir? Karbonitrasyon; sementasyona benzer, A3 sıcaklığının üzerinde yapılmakta olan azot eklemek amacıyla dış yüzeylerde sert ve aşınma direnci yüksek olan bir katman oluşturulması için yapılan östenitik yüzey sertleştirme işlemi demektir.

Sementasyon Ne İşe Yarar?

Sementasyon çelikleri mekanik özellikleri ile ilgili detaylardan sonra sıra sementasyon işleminin ne işe yaradığı konusuna gelir. Birçok özelliğe sahip olan sementasyon; dişli ve mil çark gibi fazla zorlamalara maruz kalabilen makine parçalarının yüzey özelliklerinin iyileştirilmesi için kullanılır. Ve en önemlisi de yüksek yüzey sertliği, yorulma dayanımı ve aşınma dayanımı elde etmek amacıyla da kullanılmaktadır. Yine sementasyon işleminde önemli bir kavrama denk gelmek mümkündür. Bu kavram HRC işlemidir. Peki, HRC sertlik nedir? HRC, malzemelerin sertlik ölçümleri için kullanılmakta olan bir sertlik ölçüm birimidir. 

Sementasyon Fırını Nedir?

Sementasyon işlemlerinin kontrollü olması amacıyla kamara tipi fırınlar kullanılır. Çelik yüzeyinde difüzyon, karbon ve azot bakımından zenginleştirilen atmosferle ısıtma kamarası içinde uygulama sağlanır. Sementasyon sırasında ise sıcaklığın dengesi ve gaz akışı ciddi ve kritik bir öneme sahip olmaktadır. Aynı zamanda yağ sıcaklığının, koruyucu atmosfer kompozisyonun ve soğutma hızı gibi işlemlerin de kontrollü olarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Parçaya kazandırılacak en yüksek değerdeki sertliği kazanması amacıyla soğutma işlemlerinin yapılma şekli ve hızı önemlidir. 

Sementasyon Kaç Derecede Yapılır?

Sementasyon işleminin nasıl yapıldığı üzerine bilgiler detayları ile verilmiştir. Ancak yine de hatırlatma fayda vardır. Sementasyon için karbürleme sıcaklıkları genellikle 850 ve 950 ℃ arasında değişmektedir. Ve yapılan termokimyasal işlemi sonucunda çelik yüzeyine karbon ile beraber azot ilavesi sağlanır. Kısacası sementasyon işleminde çeliklere uygulanan yüzey ısı işlemleri önemli bir husustur. Bu nedenle dikkat edilmesi gerekenlerin başında gelmektedir. 

Sementasyon Çeliği Nedir?

Sementasyon çeliği nedir? Sementasyon çeliği, temel bir ifadeyle yüzey sertliğinin aşınma dayanımının yükseltilmesi amacıyla tercih edilen bir prosestir. Buna ek olarak düzenli dayanımı iyileştirecek özelliklerin gösterilmesi eğilimine de sahiptir. Ancak sementasyon çeliği özellikleri sadece bunlarla sınırlı değildir. Sementasyon çeliğinin özellikleri şu şekildedir:
  • Sementasyon malzemelerinin karbon miktarları genel olarak %0.10-0.20 arasındadır.
  • Sementasyon malzemeleri alaşımlı ve alaşımsız olarak iki gruba ayrılmaktadır. 
  • Sementasyon çelikleri yüzeyler için aynı sertliğin sağlanabilmesi açısından yüksek karbon oranını taşır.
  •  Ve yüksek alaşımlı çeliklere göre daha düşük maliyete sahiptir.
  • Sementasyon çeliklerinin kaynak yetenekleri ise oldukça iyi bir potansiyele sahiptir.  

Sementasyon Hangi Tür Çeliklere Uygulanır?

Sementasyon çelikleri ile ilgili en çok merak edilen noktalardan biri de hangi tür çeliklere uygulanabilir olduğudur. Sementasyon işlemi, genellikle %0,2 veya altında karbon içermekte olan çeliklere uygulanmaktadır. Bunun yanı sıra çelik sertlik derecesi de önemli bir husustur. Ancak bu derecelerin ne anlama geldiğinin bilinmesi için öncelikle sertlik nedir sorusunun yanıt bulması gerekir. Sertlik, herhangi malzemenin kendisinden daha sert bir cismin etki etmesiyle malzemenin batma eylemine karşı göstermiş olduğu direnç demektir. 
Çelik sertlik derecesi ise malzeme çeşitlerine göre farklılık göstermektedir. Örneğin; yapısal çelikler; ST 37, ST 44-2, ST70-2 değerlerinde bir sertliğe sahiptir. Sementasyon çeliği ise 1 7131 – (5115), 1 7015 – (5015), 1 7326 gibi sertlik değerlerini barındırır. Görüldüğü üzere her türlü malzemenin çelik sertlik derecesi farklı olabilmektedir. Bu nedenle sementasyon işleminden önce mutlaka çelik sertlik analizi yapılmalıdır. Zira çelik sertlik dereceleri sementasyon işlemi başta olmak üzere diğer işlemler için ön planda olan bir konudur. 

Sementasyon ve Nitrasyon Arasındaki Farklar Nelerdir?

Sementasyon, tabaka kalınlığı parçasının fırın içine kalma sürecine göre farklılaşır. Sementasyon sıcaklığından direkt olarak sertleştirme işlemlerine geçilebilmektedir. Hijyenik bir ortamda çalışmak ise mümkün olmaktadır. Ayrıca sementasyon işleminde çeliğe su verme ve soğutma işlemleri yer alır. Nitrasyon işleminde ise martenzit ve östenit dönüşümleri bulunmaz. Su verme veya soğutma işlemlerine de gerek duyulmaz. Nitrasyon kısacası yüzey işleme süreci olarak adlandırılır. Azot maddesinin çelik yüzeyine difüzyonunun işlenmesi sürecidir.   


2022-12-01

RETERM

Pirometre Nedir?

Pirometre Nedir?

Pirometre nedir veya pirometre ne demek sorusu günümüzün en önemli konularından biridir. Çünkü yaygın olarak yapılan bir sıcaklık ölçme işlemi vardır. Ve bu işlem pirometreler tarafından yapılmaktadır. Haliyle pirometre nedir ne işe yarar sorularına verilecek yanıtlar da bu hususta oldukça önemlidir. Pirometre, yüzeyin sıcaklığını ölçme amacıyla kullanılan bir termometre türüdür. Birden çok formda üretimi yapılan pirometrelerin en ilgi çekici modelleri de ışınım esaslı, ısıl çiftli ve platin dirençli olanlardır. Pirometre nedir kısaca endüstriyel alanda gerçekleştirilen ve ısı ölçümleri için daha sık kullanılmakta olan bir termometre cihazıdır. 
Pirometre hakkında edinilen bilgilerden sonra sıcaklık neyle ölçülür sorusu da yanıt bulmuş olmaktadır. Çünkü pirometre, ısı derecesinin yüksek olduğu her bölgede kullanımı uygun olan bir cihazdır. Ve cihazın dokunulmasının mümkün olmayan yüzeyleri ile cisimlerin sıcaklıkları kolaylıkla ölçülebilmektedir. Zira pirometre sağlıklı ölçümler yapması nedeniyle en çok tercih edilen ve ısı ne ile ölçülür sorularını akıllardan silen bir üründür. Üstelik dayanıklı yapısı ile uzun ömürlü bir kullanım süreci sunmaktadır. 

Pirometre Çeşitleri Nelerdir?

Pirometrenin yaygınlaşmasının en önemli özelliklerinden biri de birden çok çeşidinin olmasıdır. Başlıca bilinen pirometre çeşitleri ise şu şekildedir:
Tek Bileşenli (Tek Renkli) Işınımlı Pirometreler: bu türdeki pirometrede fırının çeperinde açılmakta olan bir deliğin görüntüsü, bir mercek vasıtası ile elektrik ampulünün filamanına yansıtılır. Filaman üzerindeki akım şiddetinin ayarlanması işlemini, yerleştirilmiş kırmızı bir cam üzerinde bir göz merceği incelendiğinde filaman kaynağın görüntüsünden kayıp olana kadar sürdürülür. Yani ampermetre direkt olarak sıcaklığa göre derecelendirilmiştir. 
Genleşmeli Pirometreler: Optik veya mekanik kaldıraçlarının yardımıyla krom ve nikel alaşımdan üretilmiş olan çubuklardaki uzamanın ölçülmesini sağlamaktadır. Farklı fiziksel olaylara da dayanan başka pirometreler de bulunmaktadır. Bunlar ise basit bir sıcaklık belirtisidir. 
Tam Işınımlı Pirometreler: Bu türdeki pirometreler, sıcak lehim üzerine bir termometrik çift içermektedirler. Buradan fırın deliğinin görüntüsü oluşturulmaktadır. Elektromotor kuvvet ise sıcaklığa göre derecelenmiş olan bir milivoltmetre ölçülmektedir. 
Pirokalorimetreler: İçerisine kütle ve kütle ısınının bilinen ve sıcaklığı fırın sıcaklığına eşit olarak yayılan bir cisim yerleştirilir. Ve bu cisim kalorimetreden oluşur. 
Bunların yanı sıra elektrik direnciyle çalışan termometreler, metal termometreler ve gazlı termometreler de vardır. Elektrik direnciyle çalışan termometreler, metallerin sıcaklığını baz alarak elektrik akımına gösterdikleri direncin değişmesi özelliğinden yararlanılarak yapılmaktadır. Gazlı termometre nerede kullanılır? Gazlı termometreler, sabit hacim ve kütledeki bir gazın basıncını ele alacak ve sıcaklığa göre değişmesi özelliğinden yararlanacak şekilde tasarlanmıştır. Ve termodinamik sıcaklıkların belirlenmesi için uzmanlaşmış özel laboratuarlarda kullanılır. Metal termometre nerelerde kullanılır sorusunun yanıtı ise şöyledir: metallerin sıcaklıkla beraber genleşme özelliğini kullanmaktadır.

Pirometre Özellikleri Nelerdir?

Pirometrenin birçok özelliği vardır. Ancak öncesinde pirometreye alternatif olan ve oldukça sağlam olan bir cihazdan da söz etmek gerekir. Bu cihaz madeni termometre olarak bilinmektedir. Madeni termometre; yassı bir metal çubuğun sıcaklık ile genleşmesi veya büzülmesi sonucunda sıcaklık derecesinin gösterilmesini sağlayan aygıttır. Bunlara ek olarak bir de optik pirometre ve lazer pirometre cihazları da vardır. 
Peki, optik pirometre nedir? Optik pirometre, sıcaklıkları ölçülmesi planlanan yüzeyin parlaklık oluşumlarını içinde mevcut bulunan ısısı belirlenmiş diğer akkor parlaklık düzeyiyle kıyaslar ve ölçme işlemini tamamlar. Lazer pirometre, uzak mesafelerden dahi küçük cisimlerin sıcaklık ölçümlerini yapmak amacıyla kullanılmaktadır. Bu cihazlar 9 ms gibi kısa konfigürasyon zamanlaması sayesinde hızlı proseslerde kullanılmak üzere uygundur. Kısacası pirometre cihazlarının tamamı ısı odaklı çalışmaktadır. Dayanıklı, kaliteli, yapısı bakımından sağlam olan uzun süre dayanabilen cihazlardır. 

Pirometre Nasıl Çalışır?

Pirometrenin ne olduğu öğrenildikten sonra değinilmesi gereken bir diğer önemli nokta da “pirometre nasıl çalışır?” sorusudur.  Pirometre çalışma prensibi, yapısı dolayısıyla basit bir cihaz olarak algılanır ancak görevi yüksek sıcaklık yüzeylerinin ölçümünü yapmaktır. Güvenli bir ölçüm yapabilmesi için de fazlasıyla önemli bir yere sahiptir. Bu cihazın çalışma prensibi kısaca cihazın üstüne konumlanmış olan merceklerin termo elemanının üzerine düşürülmekte ve bu durumda da sıcaklık değerini yükseltmektedir. Yüzey ve cisim üzerindeki sıcaklık ise pirometrenin üzerinde bulunan ölçüm değerlerine bakılarak anlaşılır.

Pirometre Nerede Kullanılır? 

Kullanımı oldukça yaygın olan pirometre için pirometre nerelerde kullanılır sorusu önemlidir. Pirometre, yüksek sıcaklık ölçümleri amacıyla kullanılan bir cihazdır. Ve daha çok endüstriyel alanlarda gerçekleştirilmekte olan sıcaklık ölçümleri ile ilgili olarak hassas bir ölçüm değerine sahiptir. Kısacası endüstrinin vazgeçilmez ısı ölçüm cihazı pirometre olmaktadır. 

Pirometre Ne İçin Kullanılır?

Pirometrelerin sıcaklık ve ısı ölçümlerinin yapılması için kullanıldığı önemli bir bilgidir. Ancak buna ek olarak pirometre ne işe yarar noktasının da bilinmesi gerekmektedir. Pirometreler yüksek sıcaklıklarından ötürü dokunulması oldukça imkânsız olan bir cihazdır. Bu cihazlar sayesinde belli alanlara alınması gereken ürünlere karar verilebilmektedir. Zira her alanda kullanımı uygun olan pirometreler kullanım amaçları ve özellikleri başta olmak üzere her yönüyle tercih edilen cihazlardır.  Ve aynı zamanda kullanıcısına uzun ömürlü ve sorunsuz bir kullanım seçeneği sunar.

Pirometre Kullanım Avantajları Nelerdir?

Pirometre optimal ve çok yönlü olarak kullanılabilen sıcaklık ölçüm cihazıdır. Kullanışlılığı ve dayanıklılığı sayesinde uzun ömürlü kullanım şansı sunmaktadır. Özellikle sıcaklığa karşı yüksek direnç sağlaması bu cihazı daha bir popüler hale getirmektedir. Bununla beraber pirometre fazlasıyla kaliteli bir üründür. Fiyat seçenekleri de kaliteli olmasına rağmen oldukça uygundur. 

Pirometre Ürün Alımında Kalite Nasıl Anlaşılır?

Pirometrenin sıcaklık ölçüm derecesinin ve özelliklerinin iyi bir şekilde araştırılması ve ürün alınacak bu özelliklere göre karar verilmesi gerekmektedir. Ürün içerik bilgileri ve detaylı analizi yapıldıktan sonra ürünün kaliteli olup olmadığı kolaylıkla anlaşılabilir. Aynı zamanda pirometre için alanında uzman ekiplerle görüşmelerin sağlanması da kalite kontrolü için önerilen bir adımdır. Dünya standartlarına uygun, kaliteli ve dayanıklı ürünler seçmek için tüm bu hususların göz önünde bulundurulması gerekmektedir. 

Pirometre Kaç Dereceye Kadar Ölçer?

Pirometre ne ölçer dendiğinde akla ilk gelen ısı ve sıcaklık olur. Bu cihazların önceliği sıcaklık ölçüyor olmasıdır. Bunun yanı sıra pirometreler, kızılötesi vasıtasıyla yüzey sıcaklığının ölçümünü katlanabilir direnç sıcaklıkları sensörü ile çekirdek sıcaklığının da belirlenmesini sağlamaktadır. Pirometrelerin temaslı ve temassız olmak üzere iki tür ölçümü bulunmaktadır. Cihazın ölçüm derecesi ise 35 ile 330 ℃ aralığındadır. 



2022-12-01

RETERM

Lcd Nedir?

LCD Nedir?

Ekran çeşitleri arasında adı en sık duyulan ekran tipidir. Günümüzde sıklıkla kullanılan görüntü teknolojilerinden bir tanesi olarak bilinmektedir. Bu görüntü teknolojisi elektrikle kutuplanabilen bir sıvının ışığı tek faz şeklinde geçirmesi sonucundan oluşur. Bu sıvının önünde bir kutuplama filtresi de bulunmaktadır. LCD ekran ilk ortaya çıktığı dönemlerde tek renkli bir yapıya sahipti. Bunun yanı sıra çözünürlüğü oldukça düşüktür. Bu nedenle ilk piyasaya sürüldüğü dönemlerde saat, hesap makinesi ya da eski model cep telefonları gibi görüntüleme işleminin basit olduğu alanlarda kullanılmaktaydı. Günümüzde ise bu görüntüleme teknolojisi oldukça geliştirilmiştir. Cep telefonları, bilgisayarlar, televizyonlar ve bunun yanı sıra elektronikle ilgilenenlerin sıklıkla duyduğu Arduino lcd ekran teknolojisinin sıklıkla kullanıldığı alanlar arasında bulunmaktadır.

LCD Açılımı

LCD açılımının İngilizce şekli Liquid Crystal Display şeklindedir. Türkçe karşılığı ise Sıvı Kristal Ekran olarak bilinmektedir. Adından da anlaşılacağı üzere bu görüntüleme teknolojisini oluşturan temel yapı taşı  sıvı kristal çeşitleri arasında bulunan akışkan kristal olarak bilinen bir çeşit maddedir. Yapısında bulunan bu madde ve bu maddeye ek olarak kullanılan filtreleme devresi sayesinde görüntüleme yapılması sağlamaktadır. Günümüzde benzeri ekran teknolojilerinin geliştirilmesine öncü olmuştur. Bazı açılardan incelendiğinde yeni çıkan teknolojilere kıyasla daha az performans sağlasa da hala pek çok telefon üreticisi LCD ekran teknolojisini tercih etmektedir. Bunun temel sebeplerinden bir tanesi ise özellikle diğer ekran teknolojileriyle karşılaştırıldığında harcadığı enerji miktarının çok daha az olmasıdır.

LCD Ekran Çeşitleri

LCD ne demek yukarıda başlıklarda detaylı olarak açıklandı. Peki özellikle elektronikle alakalı alanlarda sıklıkla kullanılan bu görüntü teknolojisinin çeşitleri nelerdir? Esasında her elektronik komponent de olduğu gibi LCD panel türleri üreticisine, işlev ve özelliklerine göre değişiklik gösterebilir. Ancak temelde iki çeşidi bulunmaktadır. Bunlar:
  • Grafik Ekran 
  • Alfanümerik Ekran
Grafik ekran çeşitleri istediğiniz herhangi bir görüntüyü ekran üzerinde görüntüleyebilmenize olanak sağlamaktadır. Örneğin bir grafik, resim veya benzeri bir görüntüyü bu ekran tipinde gözlemleyebilirsiniz. Genellikle televizyon veya telefonlarda görüntü için bu tip ekran kullanılır. Alfanümerik lcd ekran çeşidi ise daha çok elektronik uygulamalarda kullanılmak üzere üretilmektedir. Bu tip ekranlarda sayı, harf veya işaret gibi basit görüntüleri gözlemlemek mümkündür. İşlevi karakter sayısı ve satır sayısına bağlı olarak değişiklik göstermektedir.

2x16 LCD Ekran Nedir?

2x16 lcd ekran yukarıda bahsedilmiş olan alfanümerik ekran sınıfına girmektedir. Daha öncede bahsedildiği gibi alfanümerik ekran tipinde işlev karakter sayısı ve satır sayısına bağlı olarak değişmektedir. Burada 2 satır sayısını ifade etmektedir. 16 ise kontrol edilebilen karakterlerin sayısını ifade etmektedir. Bu karakterlerin her biri, her bir satır tarafından ayrı ayrı kontrol edilebilmektedir. Yani her bir satırda 16 karakter görüntülenebilmektedir. 2x16 lcd ekran oldukça basit bir yapıya sahiptir ve basit görüntüler sunmaktadır. Bu nedenle genellikle basit hobi devrelerinde veya basit görüntülemelerin yeterli olduğu elektronik projelerde kullanılmaktadır.

LCD Özellikleri Nelerdir?

LCD ekran nedir ve çeşitleri nelerdir yukarıdaki başlıklarda detaylı olarak incelendi. Önceki başlıklar altında pek çok alanda sıklıkla tercih edildiği de anlatılmıştı. Bu kadar sık kullanılma sebebi ise sahip olduğu özelliklerden kaynaklanmaktadır. LCD ekran özellikleri ise şu şekilde açıklanabilmektedir:
  • Bu ekran çeşidinin en önemli özelliklerinden bir tanesi elektromanyetik radyasyon içermemesidir. Pek çok ekran teknolojisinde fosfor maddesi kullanılmaktadır. 
  • Fosfor maddesi elektromanyetik radyasyona neden olmaktadır. Ancak lcd sıvısı bu maddeyi içermez. Bu nedenle elektromanyetik radyasyon oluşturmaz. 
  • Yüksek görüntü kalitesi sağlar. Bu durum alfanümerik tipinde bulunmasa da grafik tipinde bulunmaktadır. Günümüzde pek çok televizyonda bu özellik net bir şekilde fark edilebilmektedir. 
  • Diğer ekran teknolojilerine oranla daha az enerji harcar. Örneğin CRT ya da plazma teknolojisinin kullanıldığı ekranlarda enerji harcama oranı daha yüksektir. 
  • Bu durum lcd ekran teknolojisinin daha avantajlı olmasını sağlamaktadır. 
  • Uzun ömürlü kullanım sunmaktadır. 
Sahip olduğu bu özellikler nedeniyle görüntüleme teknolojisine ihtiyaç duyulan pek çok alanda kullanımı tercih edilmektedir. Ancak tepki süresinin hızlı olması gerektiği alanlarda bu ekran teknolojisi yerine diğer teknolojiler tercih edilmektedir.

LCD’lerin Çalışma Prensibi

LCD ekranda görüntü nasıl oluşur anlayabilmek için çalışma prensibini de incelemek gerekmektedir. Çalışma prensibi ise şu şekilde açıklanabilir:
  • LCD ekran çeşitli katmanlardan oluşmaktadır. Bu katmanlar üst üste gelecek şekilde birleştirilir ve panel denilen yapılar elde edilir. 
  • Bu katmanlardan lcd sıvısı bulunduran sıvı kristal tabaka 90 derecelik açıya sahip TN şekli denilen kıvrık bir biçimde sıralanır. 
  • Bu sayede kristallerden geçecek olan ışığın kutuplanma yönü değiştirilir. Bu durum ekranın gri görünmesine neden olmaktadır. 
  • Uygun gerilim kristallere uygulandığında ise daha önceden bahsedilen kıvrık şekil değişir ve bükülmeyen bir şekle bürünür. Böylece kutuplanma yönünde değişim meydana gelmez. 
En son aşamada LCD panel üzerine düşen ışık ikinci filtre üzerine dik gelecek bir biçimde polarlanır ve katmanı geçemez. Bu durumda piksel siyah bir görüntü kazanır.

LCD Nerelerde Kullanılır?

LCD nedir ve nasıl çalışır sorusunun yanıtı bir önceki başlıkta detaylandırıldı. Peki bu ekran teknolojisi hangi alanlarda kullanılmaktadır. Bu teknolojinin amacının görüntü sağlamak olduğundan daha önce de bahsedilmişti. Bu nedenle görüntü sağlanması gereken pek çok alanda aktif olarak kullanılmaktadır. LCD teknolojisinin kullanıldığı alanlardan bazıları şu şekilde sıralanabilir:
  • Cep telefonu ekranlarında,
  • Televizyon ekranlarında,
  • Monitör ekranlarında,
  • Görüntü elde edilmesi gereken basit elektronik devre uygulamalarında,
Günümüzde her ne kadar yeni görüntü teknolojileri geliştirilmiş olsa da LCD teknolojisi sağladığı pek çok kolaylık nedeniyle tercih edilmeye devam etmektedir.

LCD’nin Avantajları Nelerdir?

LCD ekran kullanımı oranı bu teknolojinin sahip olduğu pek çok avantaj nedeniyle oldukça yüksektir. Bu avantajlar ise şu şekilde sıralanabilir:
  • Enerji tüketimi diğer ekran çeşitleri ile kıyaslandığında çok daha düşüktür. 
  • Yapısında fosfor bulundurmaz. Böylece hem elektromanyetik radyasyon oluşturmaz. 
  • Hem de fosfor kullanılan ekranlarda meydana gelen aynı rengin aynı bölgede belli bir süreden daha fazla durmasından kaynaklanan problemler bu ekran tipinde gözlemlenmez. 
  • Eski tip CRT televizyon modelleriyle karşılaştırıldığında çok daha ince tasarımlar sunar. 
Yapısından kaynaklı bu avantajları nedeniyle aktif olarak pek çok alanda kullanılmaktadır.

LCD’nin Dezavantajları Nelerdir?

LCD ekran teknolojisinin avantajları olduğu kadar dezavantajları da bulunmaktadır. Bu dezavantajlar şu şekilde sıralanabilir:
  • Maliyet açısından oldukça pahalıdır. 
  • Çözünürlük açısından her ne kadar iyi seçenekler sunsa da doğal çözünürlük özelliğine sahiptir. 
  • Bu özelliği nedeniyle fabrika çıkışı doğal çözünürlük aralıklarının dışında değerler uygulandığında görüntüde bozulmalar meydana gelebilmektedir.
  • Tepki süresi standart CRT ekranlara oranla düşüktür. 
  • Görüş açısı bakımından incelendiğinde standart CRT teknolojisinin gerisinde kalmaktadır. 
Her ne kadar bahsedilen dezavantajlara sahip olsa da avantajları nedeniyle hala pek çok alanda kullanılmaktadır.

Arduino LCD Ekran Nasıl Bağlanır?

LCD display ekran tipleri Arduino uygulamalarında sıklıkla kullanılmaktadır. Arduino ile lcd ekran kullanımı için ise aşağıda verilen pin bağlantıları gerçekleştirilmelidir. Bu yazıda anlatılan bağlantı tipi Arduino ve 2x16 lcd ekran için geçerlidir.
  • Arduino SDA pini LCD SDA pini ile bağlanmalıdır. 
  • Arduino SCL pini LCD SCL pini ile bağlanmalıdır. 
  • Arduino 5V pini LCD VCC pini ile bağlanmalıdır. 
  • Arduino GND pini LCD GND pini ile bağlanmalıdır. 
Arduino SDA, SCL ve VCC pinleri işlemcinin çeşidine göre farklılık göstermektedir. Kullanılacak Arduino modelinin pin şemalarını incelenerek lcd gösterge ile bağlantıları yapılabilir.

2022-11-14

RETERM

Igbt Nedir?

IGBT Nedir?

IGBT özellikle güç elektroniği uygulamalarında sıklıkla kullanılan elektronik komponentlerden bir tanesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Bir çeşit anahtarlama elemanı olarak bilinmektedir. Anahtarlama işlevini gerilim kontrolü sağlayarak gerçekleştirmektedir. Elektronik devre uygulamalarında sıklıkla kullanılan BJT transistörler ve MOSFET elemanlarının çeşitli işlevlerinin bir araya getirilmesiyle oluşturulmuş bir devre elemanıdır. MOSFET tipi transistörün kapı sürücü karakteristiği ile BJT transistörün sahip olduğu yüksek akım- düşük voltaj doyum özelliğinin bir araya getirilmiş halidir. Pek çok transistör çeşidinde olduğu gibi üç bacağa sahiptir. Bu bacaklar Gate (Kapı), Collector (Kolektör) ve Emitter (Emitör) olarak adlandırılmaktadır. MOSFET ve BJT tipi veya benzeri anahtarlama elemanlarına oranla oldukça maliyetlidir. Bu nedenle genellikle önem arz eden ya da gerçekten ihtiyaç duyulan devrelerin tasarımında kullanılmaktadır. 


IGBT Açılımı

IGBT açılımı İngilizce olarak insulated gate bipolar transistor şeklindedir. Türkçe diline ‘İzole Kapılı Bipolar Transistör’ şeklinde çevrilmektedir. IGBT açılımı farklı isimlerle de bilinmektedir. Sahip olduğu isimlerden bazıları şu şekildedir:
  • MOSIGT: Metal Oksit Yalıtımlı Kapı Transistörü
  • IGT: Yalıtım Kapı Transistörü
  • COMFET: İletken Modülasyonlu Alan Etkili Transistör
  • GEMFET: Kazanç Modülasyonlu Alan Etkili Transistör
Bunların yanı sıra IGBT elemanının eşdeğer devresini oluşturmak mümkündür. Bunun için 2 adet transistör ve 1 adet MOSFET elemanı kullanılabilir. Transistörlerden bir tanesi NPN transistör, diğeri ise PNP transistördür. Bu devre elemanları uygun kombinasyonlarla bir araya getirildiğinde transistörün sahip olduğu düşük voltaj doyum özelliği ve MOSFET kapı sürücü karakteristiği özellikleri birleştirilebilir. 


IGBT’nin Özellikleri Nelerdir?

IGBT iki farklı transistör tipinin özelliklerini aynı anda bir arada barındırır. IGBT özellikleri şu şekilde açıklanabilir:
  • 4 katmanlı bir yapıya sahiptir. Bu katmanlar sırasıyla P-N-P-N şeklinde dizilmiştir.
  • MOS, yani metal oksit yarı iletken ile kontrolü sağlanmaktadır. 
  • MOSFET transistörün yüksek anahtarlama hızı ve yüksek giriş empedans özelliklerini barındırır. 
  • Transistörün yüksek akım-düşük voltaj doyum özelliğine sahiptir.
  • Sıfıra yakın seviyelerde geçit akım sürücüyle birlikte oldukça yüksek seviyelere sahip kolektör-emitör akımlarını işleyebilecek kapasiteye sahiptir.
  • IGBT devre elemanı diyot komponenti ile birlikte kullanılabilir. Bu birleşim sonucunda düşük kaçak endüktansına sahip bir devre elemanı olan IGBT modül elde edilir.  
  • Dayanımı yüksektir. Bu sayede uzun ömürlü bir kullanım sunmaktadır.
  • Kayıp oranı düşüktür.
  • Düşük gürültü sağlamaktadır. 
Sunduğu bu özelliklerin yanı sıra geliştirilebilir olması sayesinde piyasaya sürüldüğü 1983 yılından bu yana anma akım-gerilim seviyeleri arttırılmıştır. Günümüzde 1200V-500A ve benzeri yüksek değerlere sahip pek çok IGBT çeşidi piyasa da mevcuttur.    


IGBT Ne İşe Yarar?

Peki IGBT nedir ve ne işe yarar? Bu devre elemanı en başında bahsedildiği gibi temelde bir çeşit transistördür. Yani esas işlevi anahtarlama elemanı olarak görev yapmaktır. Bu anahtarlama işlemi için komponente düşük seviyede bir voltaj uygulamak yeterlidir. Bu voltaj değeri Gate, yanı kapı bacağına uygulanır. Ek olarak IGBT tek yönlü işlev gösteren bir elektronik komponenttir. Bu nedenle akım değeri yalnızca kolektör bacağından emitör bacağına doğru ilerler. Bu sayede anahtarlama işlevi gerçekleştirilir ve akımın sınırlandırılması sağlanır. Kapı bacağına herhangi bir gerilim değeri uygulanmadığında ise kolektör ve emitör uçları arasında herhangi bir akım geçişi meydana gelmez. Böyle bir durumda komponent kapalı anahtar işlevi gösterir. Kolektör ve emitör uçları arasında akım akışı sağlamak için uygulanacak voltaj değerinin komponentin eşik voltaj değerini aşması gerekmektedir. 


IGBT Nerelerde Kullanılır?

IGBT ne işe yarar sorusu bir anlamda kullanım alanlarının neler olduğu konusunda da bilgi vermektedir. Anahtarlama elemanı olarak kullanılabiliyor olması ve bunun yanı sıra iki farklı transistör türünün özelliklerini bir arada barındırıyor olması nedeniyle pek çok alanda kullanım ve tasarım kolaylığı sağlamaktadır. IGBT devre elemanının kullanım alanlarından bazıları şu şekildedir:
  • Elektrikli Araç Teknolojileri
  • Anahtarlamalı Güç Kaynakları
  • Plazma Fiziği
  • Hibrit Otomobil Teknolojileri
  • Çeşitli Motorların Kontrolü 
Özellikle elektrikli araç teknolojilerinin tasarımında sıklıkla kullanılır. Bunun yanı sıra Formula G yarışlarında kullanılan araçlarda büyük ebatlı IGBT devre elemanının kullanıldığı da bilinmektedir. 


IGBT‘nin Yapısı Nedir?

IGBT 3 bacaklı bir yapıya sahiptir. Bu bacak yapıları BJT transistör tipine benzerdir ve kapı, kolektör, emitör bacaklarından meydana gelir. Bunun yanı sıra 4 katmanlı PNPN yapısından oluşmaktadır. Yarı iletken bir elektronik devre elemanıdır. BJT ve MOSFET anahtarlama devresi özelliklerine aynı anda sahiptir. Bu sayede anahtarlama işlevini hızlı bir şekilde gerçekleştirebilir. Anahtarlama işlevini gerçekleştirmesi için kapı bacağına eşik voltajını aşacak seviyede gerilim değeri uygulanması gerekmektedir. Uygulanan gerilim değeri eşik değerinin altına düştüğünde kolektör ve emitör uçları arasındaki akım akışı anında kesilir. Anahtarlama işlevinde hızı kazandıran özellik akımın anında kesilmesinden kaynaklanmaktadır. 


IGBT Nasıl Çalışır?

IGBT çalışma prensibinden yukarıdaki başlıklarda kabaca bahsedilmişti. Daha detaylı incelenecek olursa çalışma prensibinin aşamalarını şu şekilde sıralanabilir:
  • Komponentin kolektör ve emitör bacakları akım akışını sağlamak amaçlı kullanılır. Gate, yani kapı bacağı ise komponentin kontrolünü sağlamak için kullanılmaktadır. 
  • İlk durumda emitör ve kolektör uçları Vcc olarak adlandırılan bir gerilim kaynağına bağlanır. Vcc bağlanırken emitör bacağına eksi ucu, kolektör ucuna ise artı ucu bağlanır. Bu sayede kolektör ucu emitöre göre pozitif duruma getirilmiş olur. 
  • İlk durumda Gate üzerinden herhangi bir şekilde gerilim gözlemlenmez ve IGBT kapalı konumda kalır. 
  • İkinci durumda Gate bacağına VG diye adlandırılan gerilim değeri uygulanır. 
  • VG gerilim değeri yavaş yavaş arttırılır. 
  • VG gerilim değeri komponentin eşik gerilimini aştığında Gate bacağı tetiklenir. Bu sayede kolektör ve emitör arasında akım geçişi sağlanır. 
Kolektör ve emitör arasında akım geçişi sağlandığı durumda komponent açık duruma gelmiş olur. Bu aşamalar uygulanarak devre elemanının anahtarlama işlemi yapması sağlanmaktadır.


IGBT Türleri Nelerdir?

IGBT türleri akım-gerilim değerleri, marka-model ve sunduğu özellikler nedeniyle farklılık gösterebilir. Tür özellikleri genel olarak üretici tarafından belirlenir. Geliştirilmeye oldukça açık bir devre elemanı olması nedeniyle pek çok farklı işleve sahip çeşitleri üretilebilmektedir. Ancak temel olarak IGBT türleri sınıflandırılmak istenirse aşağıda verildiği şekilde sınıflandırmak mümkündür:
  • Simetrik: Eşit oranda geri ve ileri arıza gerilimine sahiptir. 
  • Simetrik Olmayan: Ters arıza gerilimi ileri arıza geriliminden daha düşük seviyededir. Bu özelliğinden dolayı çoğunlukla DC akımla çalışan devrelerde kullanılmaktadır. 
Başlıca IGBT üreticilerine örnek olarak STMElectronic, Vishay ve Infineon markaları verilebilir. 


IGBT Ölçümü Nasıl Yapılır?

IGBT ölçümü komponentin sağlam olup olmadığını anlamak için uygulanan bir metottur. Komponentin sağlamlığını test etmek için multimetre kullanılabilmektedir. Sağlamlık testinin aşamaları ise şu şekildedir:
  • Öncelikle Gate bacağında bulunan katot bağlantılarını ve emitör ve kolektör bacaklarında bulunan bakır baralarını dikkatli bir şekilde sökülmelidir.
  • Multimetre cihazınızı diyot ölçümü konumuna getirilmelidir.
  • Multimetrenin kırmızı probunu (pozitif) C1 ucuna temas ettirilmelidir. Siyah probu (negatif) ise C2E1 ucuna temas ettirilmelidir. Bu bağlantı durumunda multimetrede ‘açık devre’ yani 0L durumunun gözlemlemesi gerekmektedir.
  • Multimetre diyot konumundayken bu kez siyah probu (negatif) C1 ucu ile temas ettirilmelidir. Kırmızı probu (pozitif) ise C2E1 ucu ile temas ettirilmelidir. Bu durumda oldukça küçük bir değer gözlemlemesi gerekmektedir. Bu değer genel olarak 0.4… şeklindedir. Ancak doğru değeri gözlemlemek için datasheet üzerinden normal değerin kontrol edilmesi gerekmektedir. 
  • Bu adımda ise kırmızı probu (pozitif) C2E1 ucu ile temas ettirilmelidir. Siyah probu (negatif) E2 ucu ile temas ettirilmelidir. Bu bağlantı durumunda 0L, yani ‘açık devre’ durumunun gözlemlemesi gerekmektedir. 
  • Son adımda ise kırmızı probu (pozitif) E2 ucu ile temas ettirilmelidir. Siyah probu (negatif) C2E1 ucu ile temas ettirilmelidir. Bu bağlantı durumunda benzer şekilde genellikle 04… civarı bir değer gözlemlenmektedir.
Bu adımlar uygulandığında yukarıda bahsedilen sonuçlar gözlemleniyorsa IGBT elemanı sağlam demektir. 


IGBT ve MOSFET Arasındaki Fark Nedir?

IGBT ve MOSFET arasındaki temel farklılıkların neler olduğunu anlayabilmek için öncelikle mosfet sürücü devreleri ne işe yarar sorusuna kısaca bir cevap vermek gerekmektedir. MOSFET esasında bir transistördür ve her transistörde olduğu gibi anahtarlama özelliği gösterir. Aynı zamanda IGBT yapısını oluşturan transistör çeşitlerinden bir tanesidir. Her ne kadar birbirleriyle çok bağlantılı olsalar da temel bazı farklılıkları bulunmaktadır. Bu farklılıklar şu şekilde açıklanabilir:
  • MOSFET devre elemanının gerilim düşüm özelliği direnç komponentinin gerilim düşüm özelliğine benzer işleve sahiptir. Ancak bu özellik IGBT komponentinde diyotla benzer şekildedir.
  • Her iki devre elemanı da anahtarlama işlevini hızlı bir şekilde gerçekleştirir. Ancak IGBT elemanında MOSFET elemanına oranla bu hız daha düşüktür. 
  • MOSFET elemanının yüksek voltajlara karşı gösterdiği dayanıklılık IGBT elemanından daha düşüktür. Bu nedenle yüksek gerilimli uygulamalarda MOSFET istenilen sonucu sağlayamayabilir. 
  • IGBT ekstra PN bağlantısına sahiptir.
  • MOSFET için gerekli olan anahtarlama frekansı IGBT komponentine oranla yüksektir. 
Her iki komponent kendi içinde benzerlikler bulundurduğu gibi bahsedilen farklılıklara da sahiptir. Bu aşamada ikisi komponent arasında bir üstünlük durumundan bahsetmek doğru değildir. Tasarlanacak devrenin isterleri ve gerekliliklerine göre iki anahtarlama elemanından devre işlevine en uygun olanı seçilmelidir.

0000-00-00

RETERM

Tft Ekran Nedir?

TFT Ekran Nedir?

TFT ekran günlük hayatta kullanılan televizyon, bilgisayar ve çoğunlukla cep telefonları olmak üzere pek çok elektronik cihazda mevcut bir LCD ekran türüdür. TFT ekran nedir sorusuna yanıt verilecek olursa; İngilizce açılımı Thin Film Transistor şeklinde olan ekran teknolojisidir. Türkçe’ye ise İnce Tabakalı Transistör olarak çevrilmektedir. Günümüzde kullanılan elektronik cihazların LCD ekranlarının temelleri TFT ekran teknolojisinin ortaya çıkışıyla birlikte atılmıştır. Bu ekran çeşidinde her bir piksel için ayrı bir transistör bulunmaktadır. Kullanılan her bir transistör oldukça küçük boyutlara sahiptir. Bu durum maliyetinin de düşük olmasını sağlamaktadır. Çoğunlukla bilgisayar ekranlarında kullanılır. Yeterli ekran çözünürlüğünü sağlayamadığı için cep telefonu üretimlerinde kullanım oranı günümüzde düşüktür. Bunun yerine cep telefonları ekranları için daha yüksek çözünürlük sunan geliştirilmiş TFT LCD teknolojileri kullanılmaktadır.

TFT Ekran Özellikleri Nelerdir?

TFT nedir sorusa daha net ve anlaşılır bir yanıt vermek için özelliklerini dikkatli bir şekilde incelemek gerekmektedir. Bu teknolojinin sahip olduğu özellikler ise şu şekilde sıralanabilir:
  • Aktif matris LCD türüdür. Aktif matris olması ekranda meydana gelen değişimleri hızlı bir şekilde algılamasını sağlamaktadır.  
  • Her bir piksel için kontrol eden 1 veya 4 transistör bulunmaktadır. Sahip olduğu transistörler oldukça küçüktür. 
  • Her piksel için ayrı bir transistör kullanılması piksel aydınlatmasını tetikleyen akımın oldukça küçülmesini sağlamaktadır. 
  • Böylelikle piksel aydınlatması daha hızlı bir şekilde açma-kapama işlemini gerçekleştirir. 
  • Bir çeşit düz panel tekniği olarak bilinmektedir.
TFT monitör üretiminde kullanıldığında sahip olduğu bu özellikler nedeniyle kaliteli, çözünürlüğü yüksek ve ekran hareketlerinin hızlı algılanabildiği monitörler üretilmesine katkı sağlamaktadır.

Telefonda TFT Ekran Nedir?

Telefonda tft ekran nedir sorusu ise özellikle yeni cep telefonu almak isteyen kullanıcılar tarafından sıklıkla araştırılmaktadır. TFT ekran her ne kadar tek çeşit olarak düşünülse de daha detaylı incelendiğinde özellikle cep telefonları için farklı çeşitlerinin bulunduğu görülmektedir. Standart tft teknolojilerinin kullanıldığı telefonlar daha düşük çözünürlüklü ekranlara sahiptir. Ancak son dönemlerde yeni geliştirilen AMOLED ekranlar daha yüksek çözünürlük sunar. AMOLED ekranlar da TFT teknolojisiyle üretilmiş ekran çeşitleridir. Standart TFT ekran çeşitlerinden en temel farkları ise daha enerji tüketiyor olması ve ince bir tabakaya sahip olması nedeniyle cep telefonlarının da ince olmasını sağlamasıdır.

TFT Nerelerde Kullanılır?

TFT ne demek sorusuna detaylı olarak yanıt verildi. Peki oldukça popüler olan bu ekran teknolojisi hangi alanlarda ve hangi cihazların üretiminde kullanılmaktadır? Genel olarak mevcut elektronik cihazlar incelendiğinde pek çok çoğunun bu teknolojiyle üretildiğini fark edilebilir. Ancak daha yakından bakılacak olursa TFT ekran teknolojisinin kullanıldığı alanlar şu şekilde sıralanabilir:
  • Dizüstü veya masaüstü bilgisayarlar
  • Cep telefonları
  • Standart LCD televizyonlar
  • Portable televizyonlar
  • AMOLED ekran teknolojisi
  • Dijital fotoğraf makinaları
  • Radyografi uygulamaları
  • Mikroişlemci
Yukarıda maddelenmiş alanların yanı sıra OLED display ve benzeri elektronik komponentlerin üretiminde de sıklıkla kullanılmaktadır.

TFT Ekranlar Nasıl Çalışır?

TFT nedir ve hangi alanlarda kullanılır sorularının yanıtları önceki başlıklarda verildi. Peki bu teknoloji tam olarak nasıl çalışır? TFT teknolojisi incelendiğinde bir FET transistör çeşidi olduğunu görmek mümkündür. FET transistörler alan etkili transistörler olarak da bilinir ve güç dengesini sağlamaktadır. TFT teknolojisi de FET transistörlerle benzer bir çalışma prensibine sahiptir. Daha detaylı incelenecek olursa şu şekilde açıklanabilir:
  • TFT’nin gate, yani kapı kısmına sürüş gerilimi adı verilen bir gerilim değeri uygulanır. 
  • Uygulanan bu gerilim değeriyle sinyal akımı kontrolü sağlanabilir ya da değiştirilebilir.
  • Uygulanan sürüş gerilimi sayesinde ortaya çıkan sinyal akımı kaynaktan drain ya da Türkçe açıklamasıyla drenaja akar.
Bu aşamaların sonucunda akım transistörün kontrolünü sağladığı piksele sinyal gönderir ve ekran üzerine ışığın geçmesini sağlar. 


TFT Ekran Avantajları

TFT ekran günümüzde başta günlük hayatımızın vazgeçilmezi olan cep telefonları olmak üzere pek çok elektronik ürünün yapı taşını oluşturur ve sıklıkla kullanılır. Diğer ekran teknolojilerine oranla bu kadar fazla kullanılmasının temel sebebi ise sunduğu avantajlardır. TFT ekran teknolojisinin sunduğu avantajlar şu şekilde sıralanabilir:
  • Üretim maliyetleri oldukça düşüktür. 
  • Aktif matris türü olması nedeniyle pikselleri çok hızlı bir şekilde algılar. Bu da görüntünün bulanık olmasını engeller. 
  • Pasif matris türünün aksine canlı ve net bir görüntü sağlar. 
  • Diğer ekran çeşitlerine oranla daha az enerji tüketir. Bu durum özellikle cep telefonları ve bilgisayarlarda şarj süresinin düşmesini sağlar.
  • Geliştirilmeye açık bir teknolojidir. 
  • Özellikle günümüzde üretilen son model cep telefonlarında TFT teknolojisi kullanılarak geliştirilen
  •  ve daha efektif sonuçlar sunan ekran teknolojileri kullanılmaktadır. 
Bilhassa üretiminin düşük maliyetli olması ve az enerji harcaması bu teknolojinin sıklıkla tercih edilmesini sağlamaktadır.


TFT Ekran Dezavantajları

TFT ekran teknolojisi avantajlara sahip olduğu kadar dezavantajlara da sahiptir. TFT ekran dezavantajları şu şekilde açıklanabilir:
  • Bu teknoloji de enerji harcaması azdır. Ancak AMOLED ekran ve benzeri geliştirilmiş türlerine oranla daha fazla enerji sağlar. 
  • Renk doygunluğu, canlılığı ve parlaklığı bakımından incelendiğinde cep telefonları gibi ekran canlılığı açısından önem arz eden cihazlar için yetersizdir. 
  • Tepki süresi geliştirilmiş ekran teknolojilerine oranlar yetersiz kalmaktadır. 
  • Tatmin edici görüş açıları sunmaz. 
  • AMOLED ve IPS ekran türlerinde tam görüş açısı derecesine ulaşılabilirken standart TFT teknolojisinde bu durum gerçekleştirilememektedir. 
Açıklanan nedenlerden dolayı özellikle cep telefonu üretimleri ele alındığında standart TFT teknolojisi yerine daha gelişmiş olan IPS ve AMOLED ekran teknolojileri tercih edilir. Ancak fiyat-performans ürünü olan düşük bütçeli telefonların üretimlerinde hala kullanılmaktadır. 


TFT Ekranlar ve IPS Ekranlar Arasındaki Fark

Yukarıda da bahsettiğimiz gibi TFT teknolojisinin sahip olduğu avantajların yanında dezavantajları da vardır. Bu dezavantajlar TFT teknolojisinin geliştirilmesine ve daha işlevsel ekran teknolojilerinin ortaya çıkmasına olanak sağlamıştır. Bu ekran teknolojilerinden bir tanesi de IPS ekranlardır. IPS ekranlar her ne kadar farklı olarak bilinse de temelinde TFT teknolojisiyle aynıdır. Ancak daha geliştirilmiş halidir. TFT ekran ve IPS ekran arasındaki temel farklılıklar ise şu şekilde açıklanabilir:
  • TFT teknolojisi görüş açısı bakımından incelendiğinde konforlu kullanım sağlamaz. IPS ekranlarda ise daha yüksek görüş açılarına ulaşmak mümkündür. 
  • TFT teknolojisinde transistörlere bağlı olarak tepki süresi hızlıdır. 
  • Ancak IPS ekranlarda tepki süresi standart TFT teknolojisinin kullanıldığı ekranlara oranlara daha da hızlıdır. 
  • TFT teknolojisinde renk doygunluğu ve parlaklığı gibi özellikler yetersizdir.
  •  IPS ekranlarda renk doygunluğu ve parlaklığı daha fazladır. Bu sayede daha canlı görüntü sunar. 
  • IPS ekranlarda TFT ekran teknolojisine oranla daha yüksek frekans geçirgenliği mevcuttur.
  •  Bu durum özellikle video ve film izlerken izleme kalitesinin artmasına neden olmaktadır. 
Bu farklar nedeniyle özellikle bilgisayar ekranlarının üretiminde IPS tercih edilmektedir. 


TFT Ekran ve LCD Ekran Arasındaki Fark

TFT nedir sorusuna cevap verirken bir tür LCD olduğundan bahsedilmişti. Ancak ikisi arasında bazı temel farklılıklar bulunmaktadır. LCD bir ekran çeşididir ve bu ekranı oluşturmak için sıvı kristallerin modüle edici özellikleri kullanılmaktadır. LCD teknolojisi ilk ortaya çıktığı dönemlerde oldukça işlevseldi. Ancak sahip olduğu işlevsel özelliklere rağmen zamanla performans açısından CRT ekran teknolojisine oranla geri planda kalır hale geldi. Bu nedenle LCD ekranları geliştirmek amacıyla TFT teknolojisi ortaya çıktı. TFT LCD ekranlarda piksel kontrolünü sağlayarak işlevselliğini arttırmak amaçlı kullanılmaktadır. TFT LCD ekranlara uygulanmadan önce LCD ekranlar daha fazla şarj süresine ihtiyaç duymaktaydı. TFT teknolojisinin uygulanmasıyla birlikte bu şarj süreleri azalmıştır. Daha net ifade edilecek ve özetlenecek olursa ikisi birbirinden tamamen farklı teknolojiler değildir. Birbiriyle bağıntılı olarak kullanılmaktadırlar. 

2022-11-10

RETERM

Gazlı Fırınlar İle İndüksiyon Isıtma Sistemleri Farkı

Gazlı Fırınlar ile İndüksiyon Isıtma Sistemleri Farkı


Gazlı fırınlar ısıtılacak malzemeyi İndüksiyon Isıtma Sistemleri kadar homojen ısıtamaz, zira doğalgaz fırınları malzemenin şekline uygun olarak tasarlanmadığından dolayı malzemenin tamamı homojen bir şekilde ısınamaz. Homojen olarak ısınmayan bir malzeme de ısı farklarından dolayı işleme sürecinde problemler meydana gelmektedir. Öte yandan, indüksiyon cihazlarında bobinler malzemeye özel olarak tasarlandığından dolayı homojen ısınma gerçekleşmektedir.    

Gazlı fırınlarda çok daha yüksek miktarda enerji sarfiyatı olur çünkü fırının ideal sıcaklığa ulaşana kadar ısınması gerekir ki malzemeyi ısıtabilsin, bu yüzden gereksiz elektrik ve gaz tüketimi oldukça yüksek olur. Ek olarak mola ve öğle aralarında bu fırınlar kapatılamamakta ve boşa çalışmaktadır. Öte yandan İndüksiyon Isıtma Sistemleri bas-çalıştır mantığı ile saniyeler içerisinde malzeme ısıtmaya hazır hale gelir ve aynı şekilde saniyeler içerisinde kapatılabilir. Buna ek olarak, İndüksiyon Cihazının gücüne ve malzemeye uygunluğuna paralel olarak malzeme gazlı fırına kıyasla çok daha hızlı ısıtılmaktadır, bu da günlük üretim kapasitesini yukarıya taşımaktadır.

Gazlı fırınlarda malzeme üzerinde kabuklanma-tufal oluşma olayı oldukça fazla yaşanmaktadır bu da malzeme işlendiği zaman pürüzsüz bir malzeme elde edilememesine sebebiyet vermektedir. Öte yandan bu kabuklanma olayı minimum seviyededir.

Personel sıcaklıktan dolayı uzun süre fırında çalışmakta zorlanır, vardiya gerekeceğinden daha fazla personele ihtiyaç duyulur ve özellikle sıcak havalarda bu daha büyük bir problem haline gelir, üretim bandında yavaşlamalar ve hatta durmalar meydana gelir. Öte yandan indüksiyon ısıtma sistemleri ortama herhangi bir ısı vermez, operatör için bir zorlanma, ek mola ihtiyacı ortaya çıkmaz.

Doğalgaz fırınları İndüksiyon Isıtma sistemlerine kıyasla çok daha fazla yer kaplamaktadır ve bu üretim aşamalarında ve yer planlamasında problemlere yol açabilmektedir.

2022-09-12

RETERM

Isıl İşlem Nedir?

Isıl İşlem Nedir?

Isıl işlem nedir sorusu, çalıştığı sektörde kullanılan birçok kişi tarafından sorulmakta ve anlaşılmaya çalışılmaktadır. Isıl işlemin tarihi aslında sanayi devriminden de öncesine dayanmaktadır ve tarih boyunca insanlığın birçok araç gereci ısıl işlem sayesinde daha iyi kullanılabilir bir forma kavuşmuştur. Isıl işlem, katı formda bulunan metal veya alaşımlarda istenilmekte olan özelliklerin kazandırılması için bir veya birden daha çok miktarda, durumuna göre sırasıyla planlanma yapılarak uygulanan ve kontrollü soğutma ve ısıtma işlemleri şeklinde tanımlanmaktadır. Çelik üstünde uygulanmakta olan bütün ana ısıl işlemler demir ve sementit denge diyagramında bulunan östenit fazının dönüşmesiyle alakalıdır. Bir diğer şekilde ifade edilmesi gerekirse fiziki ya da mekanik özelliklerin içerilmesi dönüşüm ürünün türü, miktarı ve metalografik yapısı ile ilişkilidir. 

Östenitleştirme ile çeliğin ısıl işlemi başlamaktadır. Peki östenit nedir? Östenit ise çeliğin bir fazı olarak bilinmektedir. Malzeme alt kritik sıcaklık ölçüsünün (Ac1) üstünde bir sıcaklığa kadar östenitleştirme işlemi için ısıtılır. Çarpılmaların önlenmesi için ise soğuk şekil değişimine tabi tutulmaktadır. Bunun anlamı ise şudur; aşırı miktarda iç gerilim içermekte olan malzemelerin, hiç gerilim içermemekte olan malzemelere göre çok daha yavaş bir hızda ısınması gerekiyor olmasıdır. Sıcaklık etkisi sonucunda bazı durumlarda çarpılma meydana gelme riski vardır. Bunun yaşanmaması için parçanın ince kısımlarının daha yavaş ısıtılması gereklidir. Isıl işlemin yapıldığı sıradan yaşanması olası olan hasar riskinin azaltılması için çelik parçaların yavaş ısıtılması önemli bir noktadır.

Isıl İşlem Çeşitleri Nelerdir?

Isıl işlem tek bir şekilde uygulanmamaktadır. Isıl yöntemleri sanayi devriminden çok öncesinde geliştirilmeye ve uygulanmaya başlamıştır. Bu tarihi yolculukta ise birçok ısıl işlem çeşidi bulunmuştur ve hala geliştirilmektedir. İşleme uygun olanına karar verilerek ısıl işlem uygulanmaktadır. Bu ısıl işlem çeşitleri ise şöyledir;

  • Vakum sertleşme 
  • Sertleşme
  • İndüksiyon yüzey sertleştirme
  • Gaz sementasyonu
  • Nitrasyon 
  • Sıfır altı işlemler (Subzero)
  • Oksidasyon 
  • Yumuşatma tavlaması
  • Gerilim giderme 
  • Normalizasyon
  • Alüminyum yaşlandırma
  • Temperleme (Meneviş)
  • Hidrojen tavlaması
  • Islah
  • Karbonitrasyon
  • Sementasyon

Isıl İşlem Nasıl Yapılır?

Isıl işlem ile ilgilenen biri muhakkak ısıl işlem nasıl yapılır sorusunu da araştıracaktır fakat ısıl işlemin birçok çeşidi bulunmaktadır. Bu durumda birçok yapılış biçimi de mevcuttur. Fakat genel olarak bakıldığında ısıl işlem şu şekilde yapılmaktadır. Metaller belli bir sıcaklık ölçüsünde tavlanır ve istenilen faza getirilerek ısıl işlem yapılır. 
Sonrasında ise metal ani bir yöntem ile soğutulur ve bu şekilde granüller yani grainler termodinamik açıdan oda sıcaklığında denge fazı bulunmayan bir faza hapsolur. Bu faz ise genel olarak ısıl işlemin yapıldığı malzemenin daha üstün mekanik özellikler göstermekte olduğu bir fazdır.  Bu ısıl işlem aşamaları ise ısıtma, tutma ve soğutma olmak üzere üç kademe olarak ifade edilmektedir. Aslında genel olarak her ısıl işleminde bu üç kademe farklı yöntemler ile takip edilmektedir. Fakat ısıl işlem türü malzemeye göre farklılık göstermektedir. Isıl çeşidinin doğru seçilmesi ise beklenen performansın en iyi şekilde elde edilebilmesi için önemli bir detaydır.

Isıl İşlem Kademeleri nelerdir?

Isıl işlem kademeleri ısıtma, soğutma ve tutma olmak üzere üç ana kademeden oluşmaktadır. İlk kademe de mevcut malzeme tutma sıcaklığı derecesine kadar ısıtılmaktadır. Tutma sıcaklığı ise malzeme cinsine, yapılacak ısıl çeşidine, malzeme içerisinde yer alan alaşım elementlerine ve malzeme ölçülerine göre farklılık göstermektedir. İkinci kademe olarak ise tutma yapılmaktadır. Bu noktada doğru tutma süresinin belirlenmesi önemlidir. Tutma süresi ne uzun ne de kısa olmalıdır. Her iki türlü de istenilen performans sağlanamayacaktır. 
Üçüncü aşama yani son aşama olarak ise soğutma vardır. Bu aşamada ise malzeme daha önceden belirlenen uygun hızda soğutulur. Soğumanın yapıldığı ortamlar ise genellikle yağ, su ve hava olmaktadır. Bunlar arasında en hızlı soğuma ortamı ise suya daldırarak elde edilmektedir. Çeliğe su verme işlemi ise çeliğe yapılan ısıl işlem sırasında uygulanan yöntemlerden biridir. Soğuma hızının çok düşük olması durumda malzemeye amaçlanan mikroyapı kazandırılamayabilir. Bu sebeple soğutma hızına da dikkat etmek gereklidir.

Çeli̇ğe Isıl İşlem Neden Yapılır?

Çeliğin mevcut mekanik özelliklerinin daha güçlü olması istenildiği durumlarda ısıl işlem uygulaması yapılmaktadır. Isıl işlemin üç kademesi olan ısıtma, tutma ve soğutma işlemlerinden sonra çeliğin yapısı değişmektedir. Bu ısıl işlem sonucunda çelik daha dayanıklı bir forma kavuşmaktır. Bu çelik ile üretilmekte olan metalurjik ve endüstriyel makine malzemeleri daha dayanıklı olmaktadır. Bu da beraberinde daha güvenli çalışma ortamı ve üretim prosesi sağlamaktadır. 
Çeliklere uygulanan ısıl işlemler skalası oldukça geniştir. Bu işlemlerin çeliğin ısıl işlem uygulandıktan sonra hangi amaç ile kullanılacağına göre farklılık göstermektedir. Ek olarak belirtilirse çelik de demir ve karbonun birleşimi ve yüksek ısıda elektrik ark ocaklarında ergitilmesi ile yapılmaktadır. Demir nasıl çelik yapılır sorusunun cevabı da kısaca; demir ve karbonun yüksek ısıda birleştirilmesi ile diye yanıtlanabilmektedir.

Isıl İşlem Neden Gereklidir?

Dünya üzerinde  bulunan önemli madenlerden biri olan çelik tarih boyunca önemli roller edinmiştir. Çelik ile beraber ise birçok ürün yıllardır üretilmekte ve günlük hayata eşlik etmektedir. İnsanlık tarihte geçmişten günümüze kadar birçok alanda çeliğe sık sık ihtiyaç duymuştur. Isıl işlem ise çelik üzerinde genel olarak iki amaç ile yapılmaktadır. Bu amaçlardan ilki çeliğin şekillendirilmesidir. Bu da çelik üzerinde tavlama işlemi yapılarak elde edilmektedir. Bir diğer amaç ise çeliğin kullanım amaçlarını yerine getirebilmesi için yapılmaktadır. 
Uygulanan tüm ısıl işlemlerin temel amacı çeliği bir sonraki hedeflenmekte olan kullanım amacına uygun bir forma getirmektedir. Bu aşamalar çeliğin kullanıldığı alanlarda herhangi bir çatlama, kırılma veya yarılma gibi bir durum yaşamasını önlemektedir. Çeliğin kullanılacağı amaca göre ise en uygun ısıl işlem uygulama tekniği yani çeşidi tercih edilmektedir.

Isıl İşlem Görmüş Ne Demek?

Isıl işlem görmüş ne demek sorusuna sıklıkla rastlanmaktadır. Bu sorunun cevabı kısaca şöyle verilebilir; metalin belli olan bir sıcaklık üzerinden tavlanmasına ısıl işlem görmüş denmektedir. En basit şekilde anlatımı ise belirlenen ürüne sıcaklık uygulanmasıdır. Isıl işlemin genel olarak teorisi pek bilinmemektedir. Fakat tarihe bakıldığında sanayi devrinden çok daha öncelerinde uygulandığı ve pratiğinin de bilindiği görülmektedir. 
Tarih boyunca demirciler kılıçları keskinleştirmek ve sağlamlaştırmak için dövdükten sonra soğutma işlemi uygulamaktadır. Bu ısıl işlemin en basit uygulama pratiklerinden biridir. Bu gibi uygulamalar keskinliğin, sertliğin ve aşınma direncinin elde edilmesi gerektiği durumlarda yapılmışlardır. Zaman içerisinde bu ısıl işlemlerin taktikleri değişmiş ve birçok ısıl işlem çeşidi meydana çıkmıştır. Mevcut malzemeye göre en uygun ısıl işlem seçilerek uygulanmaktadır. Günümüzde bu gibi işlemler için ısıl işlem fırını denilen ürünler kullanılmaktadır.



0000-00-00

RETERM

Ergitme Nedir?

Ergitme Nedir?

Ergitme işlemine ihtiyaç duyulan sektörlerle ve alüminyum, bakır, metal, demir nasıl eritilir gibi konularla ilgilenen birçok kişi tarafından ergitme işlemi nedir sorusu yaygın olarak sorulmaktadır. Ergitme işlemi nedir sorusunu ise şu şekilde açıklamak mümkündür.
Ergime sıcaklığının üzerinde bulunan sıcaklık derecelerinde metal malzemeleri ısıtarak katı formdan sıvı forma getirme işlemine ergitme işlemi denilmektedir. Bu işlemin, yani ergitme işleminin çeşitli aşamaları bulunmaktadır. Ergitme işlemi bu aşamalar takip edilerek yapılmalıdır. Bu aşamalar ise şöyledir; ilk olarak malzeme seçimi yapılmalıdır. Daha sonrasında ise gaz kaçmasının önlenmesi gerekmektedir, gaz ise havadan kapılır.
Bu işlem sonrasında gaz gideridir ve tane küçültülür. Temizleme işlemi ile ise ergitme gerçekleşmiş olur. Hurda ve ham malzemelere bu malzemelerin alındığı yer tarafından renkli kodlar ile işaretlenmelidir. Bu, alaşımın kirlenmesinin önüne geçebilmektedir. Kirli ve rutubetli malzemeler ergitme esnasında bazı sorunlara da sebebiyet verebilmektedir. Bu sorunlar gaz arızaları ile ilgili olabilir ya da fiziksel tehlike oluşturabilir.
Özetlemek gerekirse ergitme işlemi metal malzemelerin katı formdan sıvı forma getirilme işlemidir. Sektörel bazda önemli işlemler olan bu konular büyük bir dikkat ve özenle yapılmalıdır. Bu işlemler yapılırken iş sağlığı ve güvenliği uzmanlarının belirlediği kriterlere de dikkat edilmelidir. 

Ergitme Nasıl Yapılır?

Ergitme nedir anlamaya çalışan bir kişi ergitme işleminin nasıl yapıldığını da anlamaya çalışacaktır. Ergitme yapılırken şu işlemler takip edilmelidir. Bu işlemler takip edilmediği takdirde çeşitli sorunlar meydana gelebilmektedir. Takip edilmesi gereken işlemler ise şu şekildedir;

  • Öncelikle malzeme seçimi yapılmalıdır.
  • Sonrasında havadan gaz kapılması önlenir. 
  • Bu işlem ile gaz giderilir ve tane küçültülür. 
  • Son olarak temizleme işlemi ile ise ergitme işlemi tamamlanmış olur. 
  • Gaz kapılmasının önlenmesi için de bir örtü altında ergitme işlemi yapılır. Bu durum aynı zamanda parçacıklardan arınmak için de faydalı bir yöntemdir. 

Bu aşamalar izlenerek yapıldığında ergitme işlemi sırasında yaşanma ihtimalı olan kazalardan da büyük ölçüde uzak durulmuş olunacaktır.

Ergitme İşlemi İçin Malzeme Seçimi Nasıl Olmalıdır?

Ergitme işlemi için en önemli noktalardan biri elbette malzeme seçimidir. Malzeme seçimi yaparken muhakkak dikkat edilmesi gereken noktalar bulunmaktadır. Bu noktalar dikkat edilmediği takdirde çeşitli fiziksel tehlikelerin meydana gelmesi çok yüksek bir ihtimaldir. Ergitme işlemi için malzeme seçimi yapılırken malzemenin kirli ve rutubetli olmamasına özen gösterilmelidir. Bu duruma dikkat edilmediğinde gaz arızası gibi sorunların yaşanma ihtimali de olmaktadır. Bu da tehlikeli sonuçlara sebebiyet verebilmektedir. Özellikle güvenli bir işlem için bu riskler için gerekli önlemler alınmalıdır.

Ergitme İçin Gaz Giderme Nasıl Yapılır?

Ergitme işleminin önemli bir diğer aşaması da gaz gidermedir. Gaz giderme işlemi için uygulanabilecek birkaç yol bulunmaktadır. Bunlar;

  • Mevcut tüm gazın ergiyit içinden atılması gerekmektedir. Gaz miktarı döküm sırasında gereken eklemeler yapılarak giderilebilir ve yönetilebilir. 
  • Balon halinde ergiyik içerisinden gaz geçirme yöntemi ise yaygın ve çok tercih edilen bir yöntemdir. 
  • Sıcaklık sabit tutularak ya da düşürülerek gaz giderme işlemi de gerçekleştirilebilmektedir. 
  • Bunların yanı sıra tercih edilen farklı gaz giderme yöntemleri de bulunmaktadır. Bu ergitme işini yapan kişinin tercihine göre farklılık gösterebilmektedir fakat yaygın olarak kullanılan yöntem budur.

Ergitme Fırını Nedir?

Genel olarak mevcut iki grafit elektrot arasında düşük dereceli gerilim veya yüksek elektrik uygulanarak meydana çıkan ısı ile metalin ergitildiği fırındır. Kapasiteleri 150 kilogram ve 3000 ton arasında farklılık göstermektedir. Isı derecesi ise 3000 dereceye kadar çıkmaktadır. Endüstri içerisinde kütle formunda yüksek kaliteli ve alaşımlı çeliklerin üretildiği alanlarda kullanılmaktadır. Yüksek ısı için yüksek akıma ihtiyaç duyulduğu zamanda beklenmedik ark voltajı düşüşü gerçekleşmiştir. Ergitme fırınları üçe ayrılır;

  • İndirekt Isıtmalı Ark Fırını: Elektrotların uçları karşılıklı ve açıkta bir biçimde yerleştirilmektedir. Bunların arasında meydana gelen radyasyon sayesinde ise metal ergitilir.
  • Direkt Isıtımalı Ark Fırını: Bu fırında elektronlar metale doğrultulmuştur ve ark, elektrotlarla metal arasında meydana gelir. 
  • Örtülü Ark Fırını: Metalin içine gömülü elektrotlar bulunur. Bundan dolayı burada bulunan elektrotlar bir iletken ile beraber temas halindedir. 
Ergitme Ocağı Nedir?
Ergitme fırını ile ocakları arasında çok fark bulunmaktadır. İkisi de benzer işlevleri görmektedir. Ergitme ocakları ise 4 gruba ayrılmaktadır;
  • İndüksiyon Ocakları: Fırın bobin ile sarılı olmaktadır. Bobinden geçen elektrik, kuvvetli bir manyetik alan meydana getirir. Bu alan ergitilecek olan metalin ısısını artırır ve ergitme bu şekilde gerçekleşir.
  • Elektrik Ark Ocakları: Geniş bir kazan formundaki refrakter kaplı gövdeden meydana gelen ergitme fırınlarıdır. Genel olarak çeliğin eritilmesi esnasında kullanılır. 
  • Kupol Ocakları: Bu ocakların yükseklikleri uygulamalara göre değişiklik göstermektedir. Dış çapları 1-2 metre arasında olmaktadır. Malzemenin üstüne bir kum yatağı oluşturulur. Uygun bir kok tabakası doldurulduktan sonra ise ateşlenir. Bu işlem sonrasında yükleme kapısından pik, kok, hurda ve kireçtaşı ilavesi yapılır.
  • Potalı Ocaklar: En eski ve en basit yöntemdir. Ocak işi ateş tuğlası yani refrakter ile örülür ve potalı ocak üzerinde bir kapak bulunur. Kapasitesi ise 15-1000 kilogramdır.

Bu ocaklar demir eritme ocağı, alüminyum eritme ocağı, bakır eritme ocağı gibi birçok işlev için kullanılmaktadır.

Ergitme Sıcaklığı Nedir?

Bir ergitme işlemi sürecinde ergitme sıcaklığı da kritik noktalardan biridir. Bu süreci daha iyi anlayabilmek için ergitme sıcaklığı nedir sorusunun yanıtını anlamak gerekmektedir. Ergitme sıcaklığı parça boyutlarına göre farklılık göstermektedir. Küçük parçalar için 1350 derece ila 1450 derece arasında farklılık görülür. Büyük dökme demir parçalar için ise 1300 derece ve 1400 derece arasında farklılık görülmektedir. Küresel grafitli dökme demir ise kolaylıkla oksitlenmektedir.  
Eritme Potası Nedir?
Ergitme ile ilgilenen ya da işi bununla ilgili olan kişiler tarafından sıklıkla sorulan bir soru ise eritme potası nedir sorusu olmaktadır. 1780’lerden beri kullanılan erime-birlikte metafor eritme potasıdır. Eritme potası terimi ise tam anlamı ile aynı isimde 1908 yılında milliyetlerin, etnistlerin ve kültürlerin kaynaşması ile beraber tanımlanan bir mecaz olarak Birleşik Devletleri’nde kullanıma girmiştir. Bu aparat kapaktan ve termostat kontrollü ısıtma sisteminden oluşmaktadır. Güzel bir şekilde izole edilmiş çelik ceket içerisinde bulunan 3 litre kapasiteli bir eritme potası genel eritme potalarına bir örnektir. Eritme potaları ise genellikle mika, karo, graffiti veya çimentodan üretilmektedir. Metallerin eritilmesi gerektiği tüm imalat sektörlerinde yoğun bir şekilde kullanılmaktadır. Çeşitli eritme potaları mevcuttur. Her sektörde kullanılan pota farklı olabilmektedir.


0000-00-00

RETERM

Soğutma Kulesi Nedir?

Soğutma Kulesi Nedir?

Soğutma kulesi nedir sıklıkla merak edilen konulardan biridir. Soğutma kulesi, su akışı daha düşük bir sıcaklığa soğutulduğunda atık ısıyı atmosfere çıkaran bir ısı giderme cihazıdır. Bir soğutma kulesinin içindeki ısı yayma tipine "evaporatör" denir, çünkü soğutulmuş suyun küçük bir kısmının hareketli bir hava akımına buharlaşmasına ve geri kalanı için önemli bir soğutma sağlamasına izin verir. Su akımından hava akımına aktarılan ısı, havanın sıcaklığını ve bağıl nemini sıfıra yükseltir ve bu hava atmosfere salınır. Soğutma kuleleri gibi buharlaşmalı ısı giderme cihazları "hava ile soğutulur" veya klima, imalat ve enerji üretimi için soğutulmuş su sağlaya su soğutma kulesi uygulamalarıdır.

Soğutma Kulesi Çeşitleri Nelerdir?

  • Atmosferik Kule:
  • Kule içindeki havanın hareketi rüzgara bağlıdır. 
  • Su, nozullar vasıtasıyla yukarıdan püskürtülür. 
  • Mekanik aksamı olmadığı için uzun ömürlüdür ve az bakım gerektirir. 
  • Hava sirkülasyonu görünmüyor. 
  • Kule çok uzun ve dar ise, sirkülasyon pompası kolonu uzun olmalıdır. 
  • Açık ve temiz alanlara yerleştirilmelidir. 
  • Hava giriş ve çıkış yüzeyleri en sık rüzgar yönüne yerleştirilmelidir. 
  • Uzun yapılarda rüzgar kuvvetine karşı önlem alınmalıdır. 
  • Kule kenarlarında sis oluşma riski vardır.   
  • Su sıcaklığı rüzgar yönüne ve şiddetine göre değişir.

  • Püskürtme Kulesi 
  • Sadece üst kısım bir nozul ile donatılmıştır. 
  • Düşük bakım maliyetleri.
  • Su püskürtmek için pompa kafasının yüksek olması gerekir. 
  • Nozul tıkanıklığı dengesizlik yaratır ve verimi düşürür. 
  • Nispeten düşük soğutma yükleri için uygundur.

  • Doldurma Kulesi 
  • Yüzey alanını ve Hava/Suya maruz kalma süresini artırmak için dolgu maddeleri kullanılır. 
  • Performansı püskürtme kulesinden üstündür.

  • Cebri Hava Kulesi 
  • Fanlar sayesinde tam hava akışı kontrolü mümkündür. 
  • Su sıcaklığı kontrol edilebilir. 
  • Kulenin konumu rüzgardan bağımsızdır. 
  • Verimli kulelerde yaklaşık yaş termometre sıcaklığı 1 ila 1.5°C olabilir, ancak pratikte 3°C daha iyidir. 
  • Fan kapasitesi nedeniyle işletme maliyetleri yüksek olabilir. 
  • Mekanik arıza performansı azaltabilir. 
  • Çıkış havasının girişe devri daimi engellenmelidir. Aksi takdirde kulenin performansı düşecektir. 
  • İşletme ve bakım maliyetleri doğal akış kulelerine göre daha yüksektir. 
  • Fanlardan kaynaklanan titreşimleri ve özel gürültüleri önlemek için önlemler alınmalıdır.

  • Blower Kuleleri 
  • Kule girişlerindeki fanlar havayı tampon bloğun üzerinden üfler. 
  • Mekanik parçalar kule tabanına yakın konumlandırılmıştır. Bu nedenle, bakım sırasında titreşim sorunu daha az ve kolay erişilebilir. 
  • Bazı tiplerde ekshalasyon hızı düşükse resirkülasyon riski vardır. Bu durumda, hava kanallardan hızla tahliye edilmelidir.

  • Emiş Kulesi 
  • Hava genellikle kulenin tepesinde bulunan bir fan tarafından çekilir. 
  • Daha büyük fanlar nedeniyle daha düşük hızlar kullanılabildiğinden gürültü olasılığı daha düşüktür. 
  • Yüksek emiş hızında vakum yapabilir. Hava filtresi gerekebilir. 
  • Egzoz hızı yüksek olduğunda devridaim kapasitesi düşüktür. 
  • Fanlar üstte yer aldığından titreşime daha yatkındır. 
  • Bakım sırasında mekanik parçalara ulaşmak daha zordur. 
  • Nemli havaya maruz kalan mekanik parçalar. 
  • Fanlar tabana monte edilmediğinden taban alanı üfleme kulesine göre daha küçüktür.

  • Çapraz Akışlı Kule 
  • Memba kulesine göre daha geniş bir taban alanına sahiptir. 
  • Girişler kulenin maksimum yüksekliğine yerleştirilebilir. Düşük kule yüksekliği nedeniyle mimari kısıtlamalara uyum sağlayabilir. 
  • İntravajinal yerleşimde resirkülasyon riski vardır. 
  • Kolay erişilebilir su dağıtım sistemi. 
  • Kule iç mekanlarda kullanılmıyorsa tozdan korunmalıdır.

Soğutma Kulesi Ne İşe Yarar?

Soğutma kulesi, klima veya üretim tesislerinde soğutma suyundan atmosfere ısı vermek için kullanılan bir cihazdır. Soğutma kuleleri açık ve kapalı olmak üzere iki tiptir. 
  • Açık bir soğutma kulesinde soğutulacak su, küçük nozullardan doğrudan havaya püskürtülür. Su damlacıkları etraflarındaki hava ve kendi buharlaşmasıyla soğutulur. Sudan havaya duyarlıdır ve ısı gizli ısı olarak aktarılır. 
  • Kapalı bir soğutma kulesinde (evaporatif kondenser) soğutulacak su zikzak borular içindedir. Soğutma havası borunun dışından geçer. Bu sırada borudan bir miktar daha su püskürtülür. Bu suyun buharlaşması için gerekli ısı, boru hattında soğutulacak sudan çekilir. Böylece kapalı soğutma kulesinde soğutulacak su dış ortama maruz kalmaz ve yüzey kondenserinde kapalı devre soğutulur.
Kuledeki hava akışı zorunlu veya doğal olabilir. Isı transfer yüzeyini arttırmak için dolgu maddeleri kullanılabilir. Cebri akış tiplerinde hava hareketi radyal veya eksenel fanlar ile sağlanabilir. Kuleler farklı malzemelerden yapılabilir. Betonarme, ahşap, güçlendirilmiş plastik panellerle sütun tipi işler; standart kuleler genellikle çelik veya takviyeli plastik panellerden yapılır. Çelik kulelerde sadece galvaniz sac veya korozyon önleyici boyalı sac kullanmak yeterli değildir. Korozyonu önlemek için özel işlem görmüş, boyanmış ve kaplanmış sacdan yapılmış kuleler kullanılmalıdır. Su veya aşındırıcı atmosfer koşulları durumunda, plastik bir kule kullanılmalıdır.

Soğutma Kulesi Nerelerde Kullanılır?

  • Su soğutma kuleleri endüstriyel alanlarda ve özellikle iklimlendirme amaçlı otellerde kullanılmaktadır, yaygın kullanım alanları ise:
  • Enjeksiyon makineleri 
  • Jeneratör sistemleri 
  • Kompresörler (özellikle turbo kompresörler) 
  • Oteller 
  • Termal su kaynakları 
  • Cojenerasyon sistemleri 
  • Lastik geri dönüşüm tesisleri 
  • Gübre üretim tesisleri 
  • Dondurma üretim tesisleri 
  • Tutkal üretim tesisleri 
  • İplik üretim tesisleri 
  • Alüminyum enjeksiyon fabrikaları 
  • Haddehaneler 
  • Çelik profil yada sac imalathaneleri 
  • Pik ya da sfero döküm makineleri 
  • Reaksiyon sonucu ısı açığa çıkan kimya fabrikaları 
  • Polistiren fabrikaları 
  • Araba üretim tesisleri 
  • Pp geri dönüşüm tesisleri 
  • Doğalgaz çevrim santralleri 
  • Kömür üretim tesisleri 
  • Termik santraller 
  • Gıda üretim fabrikaları 
  • Yağ üretim tesisleri 
  • Pvc üretim tesisleri 
  • Lastik üretim tesisleri 
  • İçki üretim tesisleri 
  • Meyve suyu üretim tesisleri 
  • Çimento fabrikaları 
  • Balık ve balık yağı üretim tesisleri 
  • Şeker üretim tesisleri 
  • Tuz üretim tesisleri 
  • Konserve gıda üretim tesisleri 
  • Halı üretim tesisleri 
  • Kozmetik üretim tesisleri 
  • Çocuk bezi üretim tesisleri 
  • Mantar üretim tesisleri 
  • Sentetik çuval üretim tesisleri 
  • Poliüretan üretim tesisleri 
  • Deri üretim fabrikaları 
  • Pet üretim tesisleri 
  • Suni deri üretim tesisleri 
  • Su yalıtım membran tesisleri 
  • Makine imalatı fabrikaları 
  • Masterbatch boya imalatçıları 
  • Tarımsal ürün fabrikaları 
  • Plastik üretim tesisleri 
  • Hastaneler 
  • Okullar 
  • Devlet daireleri 
  • Galvaniz fabrikaları 
  • Mühendislik şirketleri 
  • Alışveriş merkezleri

Su Soğutma Kulesi Nasıl Çalışır?

Soğutma kulesi çalışma prensibi bazı formüllere dayanır. Ters akım cebri su soğutma kulelerinde, işletme tarafından ısıtılan su, su dağıtım sistemi ve özel imal edilmiş sprinkler kullanılarak tüm su kulesi bölümüne eşit olarak yukarıdan aşağıya doğru püskürtülür. Püskürtülen su blokları, kulenin doldurma elemanlarından süzülerek ayrıştırılır. Üstteki motor ve fan tertibatı sayesinde dış ortamdan nem içeren hava contalar vasıtasıyla aşağıdan yukarıya doğru emilir.
Giriş soğutma yüzeyinde hava ile buluşan su soğuyarak havaya ısı verir ve küçük bir kısmı buharlaşır. Soğutulan su, kulenin soğuk su deposunda toplanır. Toplanan su bir pompa ile tesisat sistemine getirilecektir. Hava (doyma noktasına yakın), kulenin tepesindeki fan bacası yoluyla atmosfere salınan su buharlaşması nedeniyle artan nem içeriğine sahiptir. 

Soğutma Kulesi Kapasite Hesabı Nasıl Yapılır?

Gerçek hayatta kulenin verimli çalışabilmesi için belirli kısıtlamalar vardır ve bu kısıtlamalar seçimi çok zorlaştırmaktadır. Örneğin tampon kütledeki hava hızı, ısı transferinin en önemli yollarından biridir. Suyun buharlaşma miktarı normalden düşük olduğunda yeterli ısıyı aktaramayacak, normalden fazla olduğunda ise su taşınımından dolayı su kaybı olacaktır.
Soğutma kulesi kapasite olarak anılan birimle belirlenir.
Q=m.c.Δt formülü ile kcal olarak yapılan kısaltmada kilokalori tanımı yapılır.
Kilokalori= Kilogram/saat. Kalori/gram derece.
Kcal=kg/h. cal / gr°C .°C olacaktır.
1 kw = 859.85 kcal/saat eder

Soğutma Kulesi Seçimi Nasıl Yapılır?

Soğutma kulesi seçimi yapılırken dikkat edilmesi gereken detaylar söz konusudur. Dolgu üzerinde ısı transferi için geçirilen hava miktarı belirli düzeyin üzerine çıkarsa su taşınması, belirli düzeyin altında kalırsa kuledeki ısı transferi yetersiz kalacaktır. Su dağıtım tesisatından geçirilen sıvı miktarı; boru çapları ve nozul sayısının belirlenmesi dağıtım tesisatındaki basıncın doğru seçilmesine yardımcı olacaktır. 

2022-08-16

RETERM

Köprü Diyot Nedir?

Köprü Diyot Nedir?

Köprü diyot, alternatif akımı doğru akıma dönüştürür. Köprü diyot yaygın olarak elektronik bileşen ve cihazlar için gerekli olan doğru akım voltajını oluşturan bileşen olarak kullanılır. Yük akımının ihtiyacı olan köprü diyotu seçmek gerekir. Elektronik devre uygulamalarında seçilmesi gereken diyot güç kaynağında bileşenlerin derecelendirmeleri önemlidir. 
Güç kaynağı seçimi yaparken arızanın voltajı, sıcaklık aralıkları, montaj gereksinimleri ve akım derecelerine dikkat etmek gerekir. Köprü diyot belirli bir sembolle gösterilir. Bu sembolde bir doğru üzerinden negatif ve pozitif uçları bulunan ok başı ileri eğimli durumda bulunur. Geleneksel akımı göstermek için bu duruş kullanılır. Bu işarette anot p tarafına, katot n tarafına bağlı anlamını taşır. Zener diyot sembolü ile benzerlik gösterirler.

Diyot Nedir?

Diyot tek yöndeki elektrik akımlarını geçiren bir devre elemanıdır. Aynı zamanda yarı iletkendir. En önemli özellikler tek yönde akımı geçirmektir. Bu nedenle genellikle doğrultma devrelerinde kullanılırlar. Bazen de devrelerin girişinde devreyi ve devre elemanlarını korumak için de kullanılabilirler. 
Diyotlarda bağlanma yönleri bulunur bunun sebebi tek yönlü akımı geçirmeleridir. Doğru bağlanamamaları durumunda belli bir noktaya kadar akımı geçirmezler. Daha sonra ise çok fazla zorlanarak arıza verebilirler. Bir diyotu doğru bağlayabilmek için yönlerini bilmek gerekir. Diyotun artı ve eksi olmak üzere iki yönü bulunur. 
Diyotun anotunu artı katodunu ise eksi bağlama yaparak doğru bir işlem yapılmış olur. Diyot bağlantı şeması oluşturularak bu bağlantılar gösterilir. Bu şekilde iletim gerilimine ulaşınca diyot iletime geçer. Ters bağlantı yapıldığında belirli bir gerilime kadar dayanan diyot en sonunda arıza verir. Bu arıza verdiği noktaya ise kırılma noktası adı verilir.

Köprü Diyot Ne İşe Yarar?

Köprü diyotlar alternatif akımları doğru akıma dönüştürmek için kullanılırlar. Yarım dalga ve tam dalga diyotlarla aynı sınıfta bulunurlar. DC’nin saf halini yakalamak için köprü devresiyle beraber kondansatör de kullanılması gerekir. Köprü diyotlar genellikle inşaatlarda kullanılır. Bir köprü regüle devresi dört diyot ve bir yükleniciden oluşur. 
Bu dört diyotun amacı alternatif akımı doğru akıma çevirmek olduğu için kapalı döngü konfigürasyonunda bağlanır. Maliyet açısından uygundur. Bunun sebebi pahalı bir transformatör olmamasıdır. Maliyeti az olması köprü diyotu tercih sebebi yapar. Birçok elektronik devre, çeşitli elektronik temel bileşenlere mevcut AC ana şebeke kaynağından güç sağlamak için doğrultulmuş bir DC güç kaynağı gerektirir. 
Bu doğrultucuyu ev aletleri gibi çok çeşitli elektronik AC güç cihazlarında bulunabilir. Motor kontrolörleri, modülasyon işlemi, kaynak uygulamaların da köprü diyot bulunur. Köprü diyotun yanında önemli olan diğer konu da fotodiyot nedir konusudur. Fotodiyot ışık enerjisiyle iletime geçen yarı iletken elemandır.

Köprü Diyot Ölçümü Nasıl Yapılır?

Köprü diyot ölçümü yapmak için avometre adında bir cihaz kullanmak gerekir. Bu cihazın uçları köprü diyotun alternatif akım uygulayan uçlarına değdirilir. Avometrede bulunan ibre ya hiç sapmaz ya da yüksek derece de direnç gösterir. Daha sonra ölçü aletinin uçları diyotun uçlarıyla tam tersi yer değiştirerek tekrar temas ettirilir. 
Bu iki durumdan birinde ölçü aletinin ibresinin sapması birinde ise hiç kıpırdamaması gerekir. Bu koşul gerçekleşirse köprü diyotu sağlam demektir. Eğer sonuç bu şekilde değilse diyotta arıza var olduğu saptanır.

Köprü Diyot Sağlamlık Testi Nasıl Yapılır?

Köprü diyot testi yapabilmek için avometre adında ki cihaza ihtiyaç vardır. Bu cihaz diyotun doğru çalışıp çalışmadığını belirlemek için kullanılır. Cihazı kullanmaya başlamadan önce şu adımlar uygulanır:
  • Devreye giden tüm gücün kapalı olduğundan emin olmak gerekir. Yani diyotta hiçbir gerilim olmamalıdır.
  • Avometre diyot testi moduna getirilir.
  • Test uçları diyotun uçlarına bağlanır.
  • Uçlar yer değiştirerek tam tersi bağlama yapılır.
Bu adımlar uygulandığında ilk test uçları ve diyot bağlandığında cihazda hiç sapma görülmez veya ibre direnç gösterir. Daha sonra uçlar yer değiştirerek bağlandığında da aynı durum söz konusu olur. Burada önemli olan bir bağlamada ibre direnç gösteriyorsa diğer bağlamada sapma yapmamalıdır. Bu durum köprü diyotun doğru çalıştığı anlamına gelir. Fakat farklı bir durumda ise köprü diyot arızası gözlenir.

Köprü Diyot Neden Yanar?

Alternatif akımın doğru akıma dönüştürülmesi işlemine doğrultma, bu çalışmada kullanılan devreye ise doğrultucu denir. Köprü diyot çeşitleri temel olarak üç tipte sınıflandırılır: Yarım dalga doğrultucu, merkez kılavuzlu tam dalga doğrultucu ve köprü doğrultucu. Bu üç doğrultucunun hepsinin ortak bir amacı, alternatif akımı (AC) doğru akıma (DC) dönüştürmektir.
Köprü diyotun doğru bir şekilde çalışmaya devam edebilmesi için gerekli prosedürleri uygulamak gerekir. Diyota uygun olmayan ters pozisyonda ve giderek artan bir akım verilirse diyot kısa devre olur veya yanar bu durumda da diyottan çok büyük akımlar geçmeye başlar.
Köprü diyot devrelerinin kullanım alanları geniştir. Maliyeti uygun olduğundan güç kaynağı devrelerinde sıklıkla tercih edilir. Modüle edilmiş olan radyo sinyallerindeki genliği tespit etmek için kullanılır. Bir diğer kullanım alanları ise köprü dalga doğrultuculardır.

Köprü Diyot Neden Isınır?

Köprü diyotla yapılmış bir doğrultucu ısınmaya daha yatkındır. Bunun nedeni köprü diyotlar da ikişerli seri çalışma olmasıdır. Bu nedenle diyor üzerinden akım geçtiğinde mutlaka ısınma yaşanır. 50 amper köprü diyot 5 amper de gözle görülür bir ısınma yapar. Bu nedenle soğutucu kullanmak gerekir. 
Isınma yapmasının bir diğer sebebi ise köprü diyot üzerinde akıma bağlı olarak güç kaybı yaşanmasıdır. Diyottan geçen akımın gücüne bağlı olarak diyottaki ısınma miktarı da değişiklik gösterir. Diyottan yüksek akım geçerken yeterli bir soğutucu olmazsa zamanla diyotun gücü azalır ve çıkışta vereceği net amper değeri de düşer. Yani belirli bir amper değerinden sonraki değerle için güçlü bir soğutucu kullanmak gerekir. Köprü diyot çıkış voltajı giriş voltajından düşüktür.

Köprü Diyot Devresi Nedir?

Köprü doğrultucu, tam dalga doğrultma sağlamak için yaygın olarak kullanılan elektronik bir bileşendir. Dört diyot kullanan köprü doğrultucu devre, her bacakta bir diyot bulunan bir kareye dayalı devre şeması ile farklı bir formata sahiptir. Performansı ve yetenekleri göz önüne alındığında, tam dalga köprü doğrultucu, birçok lineer güç kaynağında, anahtarlamalı güç kaynaklarında ve düzeltmenin gerekli olduğu diğer elektronik devrelerde kullanılır.
Köprü tipi doğrultma devresi bir diyagramı, merkezde bir köprü doğrultucu bloğuna sahiptir. Bu, dört adet diyota sahip bir köprü devresinden oluşur. Bunlar ayrı diyotlar olabilir veya köprü doğrultucuları tek bir elektronik bileşen olarak elde etmek de mümkündür. Köprü doğrultucu, tam dalga doğrultma sağlar ve iki diyot kullanan tam dalga doğrultucuya göre, transformatörde hiçbir merkez musluğunun gerekli olmaması avantajına sahiptir. Bu, çevrimin her iki yarısı için tek bir sargının kullanıldığı anlamına gelir.

2022-08-17

RETERM

Kondenser Nedir?

Kondenser Nedir?

Kondenser, soğutma sistemlerinde kullanılan bir kavramdır. Soğutma sistemine giren gaz maddeyi sıvı haline dönüştürme işlemine kondenser denir. Kondenser, bir tür yoğuşma işlemi olarak da bilinmektedir. Kondenser ismi İngilizce’den çevrilmiştir. Kondenser soğutma sistemlerinin dışında yalıtım sistemleri için de kullanılan bir yoğuşma türüdür. 

Kondenser Çeşitleri Nelerdir?

Kondenser işlemiyle evaporatör (buharlaştırıcı) zemin hazırlanır. Evaporatör yoğuşan sıvı buharlaştırınca, ortamdaki sıvı alınır ve kondenserde tekrar sıvı hale getirilir. Bu işlemden sonra, ortama sıvı halde tekrar ısı verilir. kondenser üzerinde bulunan fanlar, soğutulma işlemine hazır olan havayı ortama aktarır soğutma işlemi bu şekilde gerçekleşmiş olur. Soğuk havanın daha fazla soğutulması için kondenser üzerindeki boruların kıvrım sayısının fazla olması gerekmektedir.
Kondenser çeşitleri 3’e ayrılır.
  • Evaproratif kondenser: Bu kondenser çeşidi, yoğuşma işleminde, hava ile birlikte su spreyinin kullanılması ile gerçekleşir. Evaproratif kondenser, hava ve su soğutmalı kondenserin birleşimi olarak bilinmektedir. Bu kondenser çeşidi, sürekli arıza verdiğinden ve tamiri zor olduğundan, tercih edilmeyen kondenser çeşitlerindendir. 
  • Su soğutmalı kondenser: En çok tercih edilen kondenser çeşididir. Su soğutmalı kondenser, düşük maliyetli ve masrafsız bir kondenser çeşididir. Genellikle büyük kapasiteli soğutma sistemlerinde tercih edilir. Bu kondenser sisteminde, boru seçerken dikkat edilmesi gereken bazı hususlar vardır.  İlk olarak kondenser borusunun ısı geçirme özelliğine dikkat edilmelidir. Kanatlı boru kullanımında, kanatın verimli olmasına, sıvının soğuma seviyesine ve basınç kaybına dikkat edilmelidir. 
  • Hava soğutmalı kondenser: Bu kondenser çeşidinin kolay bir yapısı vardır. Kolay tamir edilir. Maliyeti düşük ve masrafsız olması sebebi ile tercih edilen kondenser çeşididir.

Kondenser Nasıl Çalışır?

Kondenser çalışma prensibi, kısaca ortamda bulunan sıvı ve gaz moleküllerinin yoğuşması ile açıklanabilir. Yüzeyin özelliklerine bağlı olarak, oluşma tarzı değişebilmektedir. Yüzeyin özelliklerine göre damla teşekkül yoğuşma ve film teşekkül yoğuşma olarak değişir. Damla teşekküllü yoğuşma durumunda film teşekkülünden daha fazla ısı elde edilebilir. Damla teşekkülü sekiz geçirgenlik katsayısına sahipken film teşekkülünde bu oran dörde düşmektedir. Damla teşekkülü yoğuşma film teşekkülünden daha maliyetlidir. Eğer damla teşekkülü tercih edilecek ise az ölçüde film teşekküllü yoğuşma ile birlikte tercih edilmelidir. Kondenserde ısı değişimi 3 şekilde gerçekleşir.
  • Aşırı soğutularak
  • Kızgınlığı alınarak
  • Refrijeran yoğuşması ile gerçekleşir.
Kondenser düzenine göre, kondenser alanının yüzde onluk kısmını aşırı soğutma kullanır. Kondenser alanının yüzde beşi ise kızgınlığın alınması için kullanılır. Bu ısı geçirme şekillerine bağlı olarak kondenserdeki sıcaklık ve ısı katsayıları değişiklik gösterecektir. Kızgınlığın alınmasındaki sıcaklık oranından daha az katsayı oranı bulunurken ve aşırı soğutma evresinde katsayı düşmesi beklenirken, tam tersi bir şekilde aşırı soğutma sıcaklık kat sayısı daha fazla olacaktır. Yoğuşma sırasında ise kızgınlığın alınması evresindeki sıcaklık katsayısı ile aşırı soğutma kat sayısı,alt veya üst seviyelerinin arasında olacaktır. Bir deney yapıldığında tam tersi bir durum gerçekleşmesi söz konusu olabilmektedir. Yani ısı transferi kat sayısının artmasına karşın sıcaklık farkının azalması beklenmektedir. Bu durumda bir ters orantı söz konusudur. Bu kat sayı değerlerinin ortalaması alınabilmektedir. Hesaplamanın basit olması için bir tane ısı kat sayısı ile bir tane sıcaklık aralığı değeri tercih edilmektedir. Birden fazla değerlerin kullanılması hesap işlemini zorlaştıracaktır.

Kondenser Ne İşe Yarar?

Kondenser nedir sorusuna verilebilecek en kısa cevap, yoğuşmadır, sıcak bir gaz halinde bulunan sıvıyı, yoğuşma yöntemi ile soğutur. Bu madde değişimi ile soğutma işlemine, kondenser denir. Kondenser yoğuşturucu olarak da bilinmektedir. kondenser, soğuk hava vermek için kullanılır. Isı değişim aracı olarak da bilinmektedir. Kondenser, bir tür soğutma görevlisidir. 
Kondenser soğutma sistemi içinde yer alan bir yoğurucudur. Gazı aldıktan sonra ortama dağıtarak, sıvı hale dönüştürür. Soğutma sisteminde kondenserin temel amacı, kondenserin basınç ve sıcaklığı artırarak sıvı halde ortama dağıtmasıdır. Soğutucu akışkanın buharlaşırken çevreden çektiği ısı kompresör ısınmasından dolayı ısınır ve buharlaşır. Bu ısıyı dışarı atma ve soğutma işlemini kondenser gerçekleştirir. Kondenserlerde kondenser fanı kullanılır. Kondenser fanının amacı ortama soğuk havayı yaymaktır.

Kondenser Ve Evaporatör Arasındaki Farklar Nelerdir?

Hem kondenser hem de evaporatör ısı değiştirici aktörleridir. Isı değişimi ve yoğurucu akışkanın arasında bir değişim cihazı olarak bilinir. Kondenser ve evaporatörün yapısı farklıdır ancak çalışma süreci aynıdır. Aslında isim değişikliği ve yapı değişikliği olsa da, her ikisinin de görevi aynıdır. Soğutucu sıvıyı yüzeyden geçiren ısı değişim cihazları olarak da, bilinmektedir. Isı değişimini etkileyen hususlar açısından da kondenser ve evaporatör aynı görevi görür. Isı değişimi ve değişim alanı ve sıcaklık farkı katsayısı tüp ilişkisine bağlıdır.
Kondenser ve evaporatör, farklı çalışır. Kondenser ortamı yoğuşturmak ve soğutmak için kullanılırken, evaporatör ise dış sıvıyı emer ve soğutucu akışkanın madde değişimi için kullanır. Evaporatör, soğutma akışkanını sıvıdan gaza dönüştürme işlemini, gerçekleştirir. Kondenser ise gazdan sıvıya dönüştürme işlemini gerçekleştirir. Evaporatör ve kondenser arasında madde değişimi alanında, tam tersi bir olay söz konusudur. kondenser, soğutma sistemlerindeki ana ısı değişim elemanlarından biridir. Görevi buzdolabından çıkarılmış ve aşırı ısınmış soğutucu buharını gaz halden sıvı hale dönüştürmektir ve yoğuşturulmuş akışkanı ısı ortamına bırakmaktır. Su ve hava kondenser çeşitleri yaygın kullanılan soğutma alanlarıdır.

Hava Soğutmalı Kondenser Nedir? 

Hava soğutmalı kondenser, yaygın kullanılan bir kondenser çeşididir. Hava soğutmalı kondenser; kompresör tarafından sıkıştırılan, gazın dış ortamdan ısı alarak yoğuşturulması işlemini gerçekleştirir. Kondenser, soğutucu sistemden ayrı çalışır. Soğutucu yüzeyine izole edilmiş şekilde de çalışabilmektedir. Kondenser, soğutucu buharından ısıyı çeker ve soğutucu akışkanın sıvılaşmasını sağlar. Hava soğutmalı kondenserde, ısı alışverişi kızgınlığın alınması ile aşırı soğuma ve akışkan sıvının yoğuşması ile gerçekleşir. Kondenserde yoğuşma işleminin gerçekleşmesi için soğutma sisteminde bazı özelliklerin bulunması gerekir. İlk olarak, soğutma sisteminde boruların ısı iletkenlikleri yüksek düzeyde olmalıdır. Kondenserin çalışma ortamına dikkat edilmeli ve kondenserde verimlilik aranmalıdır.

Su Soğutmalı Kondenser Nedir?

Su soğutmalı kondenserler değişik şekillerde yapılır. Ve farklı boru tipleri mevcuttur.
  • Double pipe (iç içe geçirilmiş çift t boru)
  • Yatık tertipli boru, zarf şeklinde borulardır. (steel and tube)
  • Dik ve yatık borular, dış zarf tipidir. (helisel serpantin)
  • Dik tertipli borular, zarf tipi borulardır.
Su soğutmalı kondenser düzeni ve uygulamada dikkat edilmesi gereken hususlar vardır. ilk olarak, suyun kirlenme oranına dikkat edilmelidir. Su borusunun ısı geçirgenliği dikkat edilmesi gereken bir diğer önemli husustur ve son olarak kanat verimine dikkat edilmelidir.

Evaproratif Kondenser Nedir?

Evaporatif kondenser, soğutma sistemlerinde su ve havanın birlikte kullanılarak yoğuştuğu kondenser çeşididir. Evaporatif kondenser çeşitleri tamiri zor kondenser çeşitlerindendir. Çabuk kirlenen evaporatif kondenserler, maliyetli olduğundan pek tercih edilmez. Bu tür kondenser çeşitleri endüstriyel soğutma sistemlerinde kullanılır. Evaprotatif kondenser kapasitesinde bulunması gereken bazı özellikler vardır. Bu özellikler; kompresör giriş gücü, yoğuşma sıcaklığı ve dış ortamın termometre sıcaklığıdır.


     

  




0000-00-00

RETERM

İndüksiyon Nedir?

İndüksiyon Nedir?

İndüksiyon nedir sorusunun en net cevabı temassız ısıtma işlemidir. İndüksiyon ısıtma, standart ısıtma sistemlerine göre ısıtma işleminin kısa olması ve çevreye ısı dağılımı yaymaması bakımından avantajlıdır. Bobin içine yerleştirilmiş bir miktar metalin saniyeler içinde ısınması indüksiyon sayesinde olur. Bu yüzden günümüzde hızlı ve ekonomik olması bakımından ev ve iş yerlerinde kullanım alanları giderek yaygınlaşmaya başlamıştır. 
İndüksiyon Ne Amaçla Kullanılır?
İndüksiyon ısıtıcı, bir akım türüdür. Sanayilerde belirli bir parçanın sertlik derecesini arttırmak için kullanılır. İndüksiyon ısıtma devresi kullanabilmek için iki önemli öğeye ihtiyaç vardır. Bunlardan biri değişken manyetik alan, ikincisi manyetik alan içine yerleştirilmiş iletken bir malzemedir. Bu malzemeden akım geçerken elektronlara karşı bir direnç oluşur. Bu direnç ısı olarak kendini gösterir ve hızlı ısıtma işlemi gerçekleşir. Bu sisteme bilim dünyasında Joule ısıtma sistemi denir.
Temassız ısıtma işlemi olan indüksiyon ısıtma, otomotiv, çeşitli mühendislik alanları ve havacılık sektöründe kullanılır. İndüksiyon akımı mıknatıs ve manyetik alan sayesinde elde edilir. İletken maddeye sarılan teller sayesinde ısınma işlemi gerçekleşir. Isıl işlem adı ile de bilinen indüksiyon, günümüzde yaygın olarak sanayilerde kullanılmaktadır. İndüksiyon ile ısıtma ekonomik ve ısı kaybının az olması gibi özelliklere sahip olmasından dolayı oldukça avantajlı bir sistemdir. 
İndüksiyon ısıtıcı bilinen diğer ısıtma sistemlerine göre daha ekonomiktir. Isıtılan parça üzerinde hızlı ısıtma gerçekleştirerek daha yüksek ısıtma derecesi oluşturur. Çabuk ısıtmasından dolayı ısı kaybı daha azdır. Bu durumda bazı sektörlerde kullanılmasını sağlamaktadır. Çeşitli metallerin sertleştirilmesi için hızlı ısıtma gerekir. Bu yüzden kullanılacak olan indüksiyon ocağı ısı kaybını minimum seviyede tutar. Çok daha hızlı devreye giren ısıtıcı işçilik maliyetlerini de olumlu etkiler.

İndüksiyon Akımı Nedir?

İndüksiyon akımı, üreteç kullanmadan mıknatıs ve manyetik alan ile elde edilen akımdır. Herhangi bir iletken telden elektrik akımı geçirildiği zaman, tel etrafında manyetik alan oluşuyorsa elektrik akımı ortaya çıkar. İçi boş demir çubuğun üzerine iletken tel sarılması ile bobin adında bir düzenek oluşur. Bu düzeneğe akım makarası ya da selenoid de denir. Bobin içerisine yerleştirilen mıknatısın girip çıkması ile bobin üzerinde bir akım oluşur. Üreteç kullanmadan mıknatıs yardımı ile oluşan bu akıma indüksiyon akımı denir. 
İndüksiyon devresi büyüklüğü iletken teldeki kuvvet çizgilerinin sayısına bağlı olarak değişir. Bobin üzerindeki sarım sayısı ne kadar büyükse devrede o kadar büyüktür. Ayrıca bilinmesi gereken önemli bir konuda indüksiyon akımının oluşmasında mıknatısın ve bobinin hareket ettirilmesi gerekir. Aksi durumlarda akım oluşmaz. İndüksiyon akımı iki yönlüdür, maktasın bobine girişinde tek yönlü akım, bobinden çıkışında ters yönlü akım oluşur. Mıknatısın yönü değişirse akım yönü de değişir. 

İndüksiyon Kullanmanın Faydaları Nelerdir?

İndüksiyon ısıtma elektromanyetik alan oluşturarak hızlı ve kolay ısıtma sağlar. Günümüzde teknolojik gelişmelere bağlı olarak indüksiyon ile ısıtma yöntemi kullanılmaya başlandı. Fiyat avantajı olması, yüksek ve verimli ısıtma işlemi gerçekleştirdiği için ev, iş yeri ve sanayilerde tercih edilen ısıtma yöntemidir. Ayrıca uygulanabilirlik açısından da oldukça kolay bir yöntemdir. Her türlü metal istenilen dereceye kadar indüksiyon ısıtıcı ile hızlı bir şekilde ısıtılabilir. 
İndüksiyon ısıtma devresi içerisinde ısının üretilmesi, enerji verimliliğini arttırır. Ayrıca indüksiyon devresi içinde aynı metal defalarca ısıtılabilir. Isıtılan malzemede herhangi bir bozulma meydana gelmez. Bu da ekonomik olmasını sağlar. Buna ek olarak indüksiyon ısıtma sisteminde işlem hızı oldukça yüksektir. Çevreye ısı dağılmaz bu da ısıtma işleminin derecesini yükseltir. Yanma, patlama gibi risklerinin olmaması da güvenilir ısıtma sistemlerinden biri olduğunu gösterir. Bu yüzden evlerde mutfak tipi indüksiyon ısıtma tipi oluşturulması patlama riskinin olmamasından dolayı tercih edilir. 
İndüksiyon ocağı kullanım rahatlığı bakımından belirli faydaları vardır. Üçüncü nesil pişirici olarak adlandırılır. Bu ocaklarda ocağın yüzeyi ışımaz, üzerine konulan eşya ısınır. Diğer bölümlerde ısınmayacağı için taşan yiyecekler ocak üzerinde yanmaz. Ayrıca mutfak kazaları da azalır. Ocak altında yer alan indüksiyon ile ısıtma devresinde elektromanyetik düzenek, manyetik alanın şiddetini değiştirir. Metal kaba geçen ısı miktarı bu değişim sayesinde kolayca ayarlanabilir. İndüksiyon ocağı diğer gazlı ocaklardan farklı olarak kap ocak üstüne tam oturur. Kenarlarından ısı kaybı olmaz, aynı şekilde alevli yanmadığı içinde ısıtıcı yalnız kabı ısıtarak hızlı pişirme gerçekleştirir.

İndüksiyonda Oluşabilecek Riskler Nelerdir?

İndüksiyon prensibi, yüksek frekanslı akımların metal üzerinde gezinmesi ile oluşturulur. Isıtılacak iletken metali saran bobinlerin içerisinden yüksek frekanslı akım geçer ve metal direnç gösterir. Metal gösterdiği direnç sayesinde ısınır. İndüksiyon akım devresi sistemli olarak çalışabildiği gibi istenilen sonucun alınmadığı durumlar da olabilir. İndüksiyon sonucu oluşabilecek bir takım riskler vardır. Bu risklerden biri kullanılan metal parçaların çatlama riski olabilir. Özellikle kaynak bölgelerinde, keskin köşelerinde, başlangıç ve bitiş bölgelerinde oluşur. Çünkü indüksiyon bobini bu metal parçayı ısıtarak işlem yapar. 

İndüksiyon Isıtma Diğer Isıtma Yöntemlerine Göre Nasıl Farklılık Yaratmaktadır?

İndüksiyon ısıtma ile elektromanyetik ısıtma kullanılarak temassız bir ısıtma işlemi gerçekleşir. Bu sistem içinde ısı kendi bünyesinde oluşturulduğu için diğer ısıtma yöntemlerinden daha verimlidir. İndüksiyon ısıtıcı ısı kaybını azaltır, enerji verimliliği yüksektir. Aynı zamanda indüksiyon sisteminde karbondioksit emisyonu da oluşmaz. Ekonomik bir sistemdir fazla enerji harcamaz bu yüzden çevre dostu ısıtma sistemlerinden biridir. 
İndüksiyon makinası, indüksiyon sistemi ile ısıtılır. Kullanılan alanlarda uzun bir ömrü vardır. Çünkü endüksiyon bobini üzerinde oluşan ısı, bobinini ısıtmaz bu da ömrünü uzatır. Hiçbir bakım ve onarım maliyeti de olmadığı için kullanıcıların tercih ettiği bir sistemdir. Aynı şekilde indüksiyon ısıtıcılarda ısı dışa yansımadığı için yüzey sıcaklığı az olur. Böylece yanma riski yoktur. İndüksiyon devresi diğer ısıtma rezidanslarına göre en az yüzde 30 elektrik tasarrufu sağlar. Verimli ısıtma yöntemleri arasındadır. Genel olarak indüksiyonlu ısıtıcılarda enerji tasarrufu, uzun ömürlü, yüksek verimliliklidir ve diğer yöntemlere göre daha fazladır. 

Yüksek Frekans İndüksiyon Kaynağı Nedir?

İndüksiyon ısıtma sistemlerinin önemli uygulamalarından biri de indüksiyon kaynağıdır. Bu yöntemde elektriksel iletkenliğe sahip metal yüksek frekanslı elektrik kullanılarak ısıtılırlar. Sistemsel olarak elektrik enerjisi ısı enerjisine dönüştürülerek kullanılır. İndüksiyon kaynağında elektrik akımı ile enerjilendirilen indüksiyon bobini yer alır. Bu bobin sayesinde yüksek frekanslı elektromanyetik alan üretilir. Bobinin oluşturduğu indüksiyon akımı kaynak birleştirmesinde etkilidir. Birleştirilen alanlar ısı yoğunlaşması sayesinde, yüksek ısı ve basınca maruz kalarak birleşir. 
İndüksiyon ısıtma devresi içinde yer alan, indüksiyon kaynak sisteminde bobin iki aşamalı güç dönüştürür. İlk aşama AC kaynak gerilimi, DC gerilimine dönüştürülür. İkinci aşamada DC gerilimi invertör devresi yardımıyla AC devresine dönüştürülür. İndüksiyon ısıtma işlemlerinde farklı devrelere ihtiyaç duyulabilir. Bu yüzden kullanılan alanın özelliklerine göre kaynak seçimi yapılması gerekir. Yüksek güç isteyen alanlarda yüksek indüksiyon devresi kullanılmalıdır. İçerik ve çalışma prensibi uygun olduğu takdirde çalışma sistemi çok daha verimli olacaktır.






0000-00-00

RETERM

Chiller Nedir Ve Nasıl Çalışır?

Chiller Nedir ve Nasıl Çalışır?

Chiller; ısıyı bir kaynaktan diğerine aktaran sprey soğutma sistemleridir. Kompresör, kondenser, genleştirici ve evaporatörden oluşan chiller sistemi, basınçlı havanın soğutulması ve kondenserdeki kompresörde ısıtılması ile çalışır. Daha sonra regülatörden geçen gazın basıncından dolayı sıcaklığı düşer ve sıvılaşır. Evaporatörden geçerek soğutulacak sıvıdan gelen ısı düşük basınçlı gaz olarak kompresöre ulaşır ve sıkıştırılır.
Soğutma sistemleri ikiye ayrılır:
  • Su soğutmalı chiller 
  • Hava soğutmalı chiller olmak üzere de 2'ye ayrılmıştır. 
Buna ek olarak ısı pompalı soğutma grupları, borulu soğutma grupları ve serbest akışlı soğutma grupları da kullanılmaktadır. 


Chillerin Özellikleri Nelerdir?

Chiller ısıtma ve soğutma sistemleri olarak bilinen Chiller'ler birçok alanda kullanılmaktadır. İdeal bir iklimlendirme ortamı, su soğutmalı veya hava soğutmalı olmak üzere iki farklı gruba ayrılan soğutma cihazları ile sağlanabilir. Gıda ve ilaç endüstrilerinde yaygın olarak kullanılan chiller soğutma sistemlerinin temel bileşenlerinden bazıları şunlardır: 
  • Kompresör 
  • Kondenser 
  • Genleşme valfi 
  • Evaporatör 
  • Bobin
  • Kabuk ve borular
  • Eşanjör
Görüldüğü gibi soğutucu farklı alanlarda profesyonel iklimlendirme sağlamak ve en ideal soğutma ortamını oluşturmak için öncelikli kullanımdır. Bu tip ekipmanları kullanan firmalar için önemli konulardan biri de chiller soğutma sistemi makinelerinin düzenli ve periyodik bakımlarının yapılmasıdır. Aksi takdirde bakım yapılmadığında eşanjör tıkanması ve eşanjör bakır boru kırılması gibi maliyetli sorunlar ortaya çıkabilir.


Chiller Ne İşe Yarar?

Chiller İngilizce kökenli bir kelimedir ve Türkçe’de soğutma sistemi denir. Herhangi bir kaynaktan ısı alır ve diğerine aktarır. Buna soğutma sistemi denir. Her soğutma sisteminin farklı bir özelliği vardır. Ancak çalışma prensibi genellikle aynıdır. Soğutma sistemi su soğutmalı ve hava soğutmalı olmak üzere ikiye ayrılır. Kullanım alanlarına göre mekanları soğutmak amacıyla kullanılır.


Chiller Nerede Kullanılır?

Kondenser ve evaporatör hacimlerini içeren soğutma sisteminin ana birimidir. Bina otomasyonu ile birlikte çalışır ve soğutma yüklerine ihtiyaç duyulduğunda açılır ve kapanır. Kondenser hacminin kişiye özel tasarlanıp çatıya yerleştirildiği veya istenilen çıkışların doğrudan ünite üzerinde mevcut olduğu uygulamalar mevcuttur. Hacim, binanın soğutma yükü talebine bağlı olarak değişir. Bulunduğu alan için "yüzer" bir betonarme taban yapmak gerekir. Soğuk su, hattın sonundaki "fan coil" cihazlarına yönlendirilir. Bobin fanı alanı soğuturken, soğutulan su nispeten ısınır ve soğutma devresine geri döner. Dönüş manifolduna dönen su da bir baypas vasıtasıyla soğutma devresine yönlendirilir ve tekrar soğutulur. 
Örneğin; sıcak su ile soğutma suyu arasındaki fark, sistemin çalışma sıcaklığı değişsede 7 ila 12 derece aralığındadır. Cooler, endüstriyel amaçlı soğutma gerektiren tüm cihaz ve ekipmanları soğutmak için kullanılan ve alanında dünya standardı olan bir soğutma cihazıdır. 
Soğutucular iki ana gruba ayrılır; 
  • Hava soğutmalı ekipman 
  • Su soğutmalı ekipman
Yüksek dış sıcaklıklarda beklenen kapasiteyi sağlamak için geniş bir kondansatör yüzeyinin yanı sıra tek veya çift bağımsız soğutma devresine sahiptir. Kompresör, su pompası ve fan, termik sigortalar ile devre kesicilerle korunmaktadır. Bir termostat veya dijital mikroişlemci tarafından kontrol edilen fanları ile kompresörleri otomatik olarak durduran ve çalıştıran ozonsuz 07C soğutucu kullanır. 
Voltaj anormalliklerine (/-) ve faz eksikliğine karşı korumalı cihazlar. Soğutucu gaz, su sıcaklığı için alçak ve yüksek basınç anahtarları vardır ve tüm alarm ayarları görsel veya sesli uyarı verir. Dayanıklı, büyük kapasiteli, paslanmaz çelik santrifüj pompa, yalıtımlı su deposu. Galvanizli çelik gövde, ısıtılmış polyester toz boya ile boyanmıştır ve ayrıca kondenser için temizlemesi kolay hava filtresine sahiptir Bu bilgiler ışığında chiller soğutma yükü hesabı da yapılabilir.
  • Kompresör: Ekipmanlarda vidalı, yarı hermetik ve hermetik kompresörler kullanılmaktadır. Karter ısıtıcısı ve koruyucu rolleri var. Gaz sistemi, bir titreşim sensörü ile kırılmaya karşı korunur. Ünitelerde kapasiteye bağlı olarak scroll  veya yarı hermetik  soğutma kompresörleri kullanılmaktadır. 
  • Soğutma Elemanları: Sistemin güvenliğini ve düzenli çalışmasını sağlar. Bunlar gaz kelebeği, dijital termostat, alçak-yüksek basınç anahtarı, manometre, valf, kurutma filtresi gibi elemanlardır. 
  • Kondenser: Alüminyum kanatlı bakır boru. Sessiz aksiyal fanlar sayesinde freon gazının sıvılaşmasını sağlayarak evaporatörü besler. 
  • Elektrik Paneli: Cihaz üzerinde bulunur. Sistemin tam otomatik ve güvenli bir şekilde çalışmasını sağlar. Kontaktörler, termik sigortalar, ana şalterler, sinyal lambaları gibi kontroller ve elemanlar ile donatılmıştır. 
  • Su Deposu: Su deposudur. İthal kauçuk ile yalıtım yapılarak çevre ile ısı alışverişi engellenir.
  • Alan: Su soğutucusu, su ile soğutulan kondenserli bir cihazdır. Kule fanlı su soğutmalı chiller. Kondenser borularındaki sıcak gazdan ısı çeken su kulede soğur. Kompakt tasarımı, yüksek performansı ve küçük hacmi sayesinde dar alanlarda rahatlıkla uygulanabilir. 
  • Evaporatör: Sökülebilir musluk seti, evaporatörün içini temizlemeyi kolaylaştırır. Düzenli bakım, ekipmanın ömrünü uzatacaktır. 
  • Mikroprosesör: Cihazların mikroişlemcileri, cihazın çalışma sıcaklığından, içindeki pompanın çalışma süresine, çalışma ve durma sırasından hata uyarısına kadar olan tüm hareketleri takip etmesi ile karakterize edilir. 
  • Devre Elemanları: Soğutma sisteminin güvenli çalışmasını sağlayan cihaz üzerinde; Bir filtre kurutucu, gözetleme camı, gaz kelebeği valfi, solenoid valf, kombinasyon termostatı, su akış kontrol valfi, soğutma valfi, su ve hava tahliye valfi içerir.


Hava Soğutmalı Chiller Nedir?

Hava soğutmalı chiller, yoğuşmalı fanları sayesinde soğutucu akışkan hava ile soğutulur ve ısı aktarılır. Rüzgar soğutucuları yapıları gereği dış mekanlara kurulmalıdır. Soğutma ekipmanının kurulduğu yer, sürekli soğuk hava akışı için iyi havalandırılmalı ve birden fazla kurulum olması durumunda cihazlar arasında bir mesafe bırakılmalıdır. Hava soğutucularının bu kadar popüler olmasının sebepleri arasında su tüketiminin azalması ve kullanıcı ihtiyaçlarının bir paket ünite ile karşılanması yer alıyor.


Su Soğutmalı Chiller Nedir?

Su soğutucu chiller ve hava soğutucu arasındaki fark, kondenser devresindeki sıcak soğutucuyu su kullanarak soğutmasıdır. Gazı soğutmak için hava soğutmalı serpantinler yerine borulu veya plakalı eşanjörler kullanılmaktadır. Bunun için sürekli bir su kaynağına ihtiyacı var. Ancak bu kaynak kullanım alanına göre nehirler veya denizler olarak da çeşitlendirilebilir. Daha küçük boyutlu yapısı ve dış mekana yerleştirilmesine gerek olmaması nedeniyle iç ortamlarda ve makine dairelerinde rahatlıkla kullanılabilir.


Chiller Soğutma Nasıl Çalışır?

Chiller çalışma prensibi şu şekildedir; soğutma suyu beslemesi kondenser bölümünden sirküle edildiğinde su talebi oluşur. Bu sistem su kaynağı olmadan çalışamaz. Su kaynağı, su soğutma ekipmanlarında kullanılabilir; Bu bir deniz, nehir, soğutma kulesi veya standart su şebekesi olabilir. Hava soğutmalı chillerlerde, soğutucu gazın kondensere soğutulması için su kaynağı yerine fan kullanılır. Bu ünitelerin yüksek devirli fanları sayesinde ideal iklimlendirme sağlanabilmektedir. Isı havaya yayılırsa, bir hava soğutucusu kullanılır. Hava soğutmalı chiller sisteminin genel çalışma prensibi aşağıdaki gibidir:


Chiller Sistemi Kullanmanın Avantajları Nelerdir?

Chiller soğutma sisteminin kullanılması; performans, güç tüketimi ve maliyet gibi diğer birçok açıdan faydalıdır. Bu özellikleri ile sizi uzun yıllar sorunsuz, verimli ve düşük maliyetli kullanımda tutar.
Chiller soğutma sistemi diğer sistemlere göre daha düşük işletme maliyetlerine sahiptir. Montajı, kurulumu ve bakımı kolaydır. Alçak ve yüksek basınç korumalarına sahip olduğundan sistem basınçtan etkilenmez ve sorunsuz şekilde çalışmaya devam eder. 
Hata algılama sistemi sayesinde cihazınızdaki arızalar konusunda sizi uyarır ve daha büyük problemlerin oluşmasını engeller. Gelişmiş fan teknolojisi sayesinde cihaz çok sessiz çalışır. Bu özelliği sayesinde çevredeki insanları rahatsız etmez ve gürültü kirliliğine neden olmaz. Bulunduğu ortamı çabucak soğutabilir. Geniş kapasitesi ve soğutma kapasitesi sayesinde sorunsuz çalışabilir. Düşük enerji tüketimi sayesinde yüksek enerji maliyetlerinden kurtulun.

2022-09-12

RETERM RETERM